Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3792 E. 2013/9255 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3792
KARAR NO : 2013/9255
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tepit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili; 1.000-TL bedelli 15 adet sıralı bononun davacılardan …’in borcundan dolayı …’e verildiğini, söz konusu bonoların daha sonra ciro yoluyla …’e geçtiğini, diğer davacının bonolarda kefil olarak yer aldığını, senetlerin hamili olan … ve vekili davalı …’ın senet bedellerinin kendilerine ödeneceğini bildirmeleri üzerine senetlerden bir tanesi karşılığında davalı …’a ödeme yapıldığını, daha sonra davalı …’ın beş adet senedi takibe koyduğunu, takipte alacaklı olarak …’ın gözüktüğünü, müvekkillerinin … ile yaptıkları görüşmede konudan haberdar olmadığını ve senetleri …’a ciro etmediğini bildirdiğini, müvekkillerinin takip dosyasına 2.650-TL daha ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirterek müvekkillerinin takibe konu 5 adet senet nedeniyle davalı …’a, yine uhdesinde tuttuğu 10 adet senetten dolayı davalı …’a borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca davalı yana ödenen 3.650-TL’nin müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … kendi adına asaleten davalı … adına vekaleten verdiği dilekçesinde; her ne kadar davalı olarak gösterilmiş ise de icra takip dosyasında alacaklı vekili olduğunu, icra takibinde alacaklının iyi niyetli 3. kişi konumunda olup keşidecinin lehtar ve ciranta ile aralarındaki def’ileri hamile karşı ileri süremeyeceğini, makbuz mukabili haricen tarafına ödenen 1.000-TL’nin takibe konulmayan senede mahsup tutulduğunu, icra dosyasındaki ödemeler dışında bakiye alacak için davacıların borçlarının devam ettiğini, 10 adet senedin kendisinde olduğu iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; takibe konu senetlerin alacaklı …’in cirosu ile …’e geçtiği ve … tarafından da senetlerin tahsil amacıyla davalı Av. …’a teslim edildiği, senetlerin bir kısmının borçludan tahsil edilip, bir kısmının da davalı …’ın kardeşi olan diğer davalı …’a ciro edildiği, ancak daha sonra davalı …’ın … tarafından vekillikten azledildiği, sıralı bonolardan takibe konu yapılmayan kısmının davalılarda olduğu gerekçesiyle davacıların icra takibi nedeniyle davalılara borçlarının bulunmadığının tespiti ile davacı yanca ödenen 3.650-TL’nin davalılardan tahsiline, ayrıca sıralı olup davalılar tarafından iade edilmeyen 05.06.2001-05.03.2002 tarihler arası bonolardan dolayı davacıların davalı …’a borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’ın icra takibine konu edilen 5 adet bonoda sıfatı bulunmamaktadır. Adı geçen şahıs vekil olarak 5 adet bonoyu müvekkili adına icra takibine koymuş olup vekil aleyhine menfi tespit davası açılması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle icraya konulan bonolarla ilgili olarak bu davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerekmektedir.
2-Davacılar vekili icra takibine konulanlar dışında ayrıca 10 adet bononun da davalı …’a teslim edildiğini iddia etmiş ise de, davalı … kendisine senet teslim edilmediğini savunmuş, diğer davalı … da icraya konulmadığı anlaşılan 10 adet bono yönünden herhangi bir cevap vermemiştir. Öncelikle ortada olmayan 10 adet bono ile ilgili olarak davacı ve davalıların beyanları alınarak bunların mevcut olmadığının anlaşılması halinde ortada olmayan senetler yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığının gözetilmesi gerekirken bu yönler üzerinde yeterince durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi hükümde belirtilen tarihler arasındaki bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine biçiminde hüküm kurulması da infazda tereddüt yaratacağından hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.