Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/6011 E. 2019/8200 K. 16.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6011
KARAR NO : 2019/8200
KARAR TARİHİ : 16.12.2019

T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi

Adalet Bakanlığının, 12/11/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/07/2012 tarihli ve 2012/1349 esas, 2012/1266 sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/11/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 12/08/2009 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Beyoğlu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2010 tarihli ve 2009/611 esas, 2010/152 sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
2- Hükümlünün, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığı gerekçesiyle bildirimde bulunulması üzerine, İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/07/2012 tarihli ve 2012/1349 esas, 2012/1266 sayılı ek kararıyla TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Sanık hakkında açılmış kamu davasının düşürülmesine dair İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/07/2012 tarihli kararının 10/09/2012 tarihinde kesinleşmiş olması karşısında, aynı hususta sonradan verilen İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/01/2014 tarihli ve 2009/611 esas, 2010/152 sayılı ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/07/2012 tarihli ve 2012/1349 esas, 2012/1266 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Kanun yararına bozmada hüküm tarihindeki hukuka aykırılıklar inceleme konusu yapıldığından, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan hükümlünün, hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 7. fıkrası gereğince, mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılması yerine davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; kamu davasının düşmesine ilişkin İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/07/2012 tarihli ve 2012/1349 esas, 2012/1266 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.