Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4549 E. 2013/22581 K. 11.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4549
KARAR NO : 2013/22581
KARAR TARİHİ : 11.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2008/190-2012/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili vakfın davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından şimdilik belirlendiği kadarı ile 44.390,00 TL’nin sahte imzalarla çekildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 44.390,00 TL’nin işlem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın oluşan zarar nedeniyle kusurunun bulunmadığını, yapılan işlemlerin tamamının davacı vakıf yetkililerinin bilgisi ve talebi dahilinde internet bankacılığı yolu ile yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı vakıf adına internet bankacılığı yolu ile para çeken kişinin halen vefat etmiş durumda bulunan dava dışı … olduğu ve anılan kişiye davacı vakıf hesaplarından bu şekilde işlem yapılması için verilen yetkinin sahte olduğunun kesin deliller ile kanıtlanamadığı, bu nedenle yapılan işlemlerin usulsüz olduğu kabul edilerek davalı bankayı objektif özen yükümlülüğü gereği kusurlu ve yapılan işlemlerden sorumlu tutmanın mümkün olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet bankacılığı işlemlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davacı vakıf adına, davalı banka nezdinde bulunan hesaptan para çeken kişinin, adına para çekmeye yetkili olmadığı, bu hususta düzenlenen belgelerin sahte olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda, mahkemece öncelikle dosya içinde mevcut belgelerdeki imzaların davacı vakıf yetkililerine ait olup olmadığı incelenerek, belgenin sahte olduğu sonucuna varılması halinde, davacı tarafça adına işlem yapan kişinin yaptığı işlemlere karşı icazetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.