YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2469
KARAR NO : 2013/9202
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibarıyla bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile davalıya sözleşme kapsamında ariyet olarak verilen demirbaşların iadesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili sözleşmenin haksız feshedildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının 2 kez çekinin karşılıksız çıktığı ve icra yoluyla ödendiğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi gereğince sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, yine sözleşmeye göre davacının kâr kaybı ve cezai şart taleplerinin yerinde olduğu ancak bilirkişi raporunda hesaplanan 428.000 USD cezai şart miktarının davalıyı yok edici nitelik taşıdığı, vergi dairesinden gelen 28.11.2011 tarihli yazısı ile davalının ödemiş olduğu toplam vergiler de değerlendirildiğinde 5000 USD cezai şart miktarının günün şartlarına uygun olduğu gerekçeleriyle 5000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte, 5000 TL kâr mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı yan işbu davasında üç talepte bulunmuştur. Bunlardan birincisi, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi gereğince davalıya teslim edilen demirbaşların aynen istirdadı, bu demirbaşların bulunmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İkincisi, ariyet sözleşmesinin 4. maddesindeki cezai şart alacağına mahsuben şimdilik 5000 USD cezai şartın tahsili,
Üçüncüsü ise; haklı fesih nedeniyle davalı yanca eksik alınan ürünlerden dolayı uğranılan kâr kaybına mahsuben şimdilik 5000 TL’nin davalıdan tahsili talebidir.
Mahkemece, davacı taleplerinden, davalıya ariyet sözleşmesi gereğince teslim edilmiş olan demirbaşların davacıya teslimi konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi, dosya içeriğinde alınan bilirkişi ek ve kök raporlarındaki açıklamalar ve taraflar arasındaki ariyet sözleşmesinin 4. maddesi dikkate alındığında mahkemece cezai şarttan yapılan indirim hakkaniyete uygun değildir. Yapılması gereken iş, bilirkişi ek raporundaki açıklamalar gözetilerek, tespit edilen cezai şart miktarından bir indirim yapılmasından ibarettir.
Öte yandan, davacı taleplerinden reddedilen herhangi bir istem bulunmadığı halde, davalı yararına nasıl hesap edildiği ve neden hükmedildiği belli olmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve kısmen kabul, kısmen ret kararı kurulmuş gibi yargılama giderine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.