YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16611
KARAR NO : 2012/1338
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.6.2010 tarih, 2010/5657 e., 2010/8608 k. sayılı bozma ilamında özetle; “Çekişmeli 110 ada 3 ve 4 nolu parsellerin (A) ile gösterilen bölümleri orman sayılan yerlerden olduğundan dahili davalının temyiz itirazları ile orman ve kadastro tespitine itiraz davalarında Hazine yasal hasım olduğu gibi usulüne uygun katılımı bulunmadığı ve aleyhine bir hüküm de kurulmadığından Hazinenin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, Hazinenin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava konusu taşınmazların tutanağının edinme sütununda isimleri yazılı davalı kişiler tarafından zilyet olarak kullanıldığı, bu nedenle Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve köy tüzelkişiliğine husumet yöneltilemeyeceği ve çekişmeli 110 ada 3 ve 4 nolu taşınmazların (C) ile gösterilen bölümlerinin dava konusu edilmediği gerekçeleri ile Hazine, … ( Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve köy tüzelkişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve 110 ada 3 ve 4 nolu parsellerin sadece (A) ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmuşsa da, kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılabileceği, açılacak bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği dikkate alınarak mahkemece, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzelkişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilemeyeceği, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tespit tutanağının malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli bulunduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümleri üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Hazine, … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve köy tüzelkişiliğine karşı açılan davanın reddine, dava konusu 110 ada 3 ve 4 nolu parsellerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından esasa ve vekalet ücretine, dahili davalı … tarafından da esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın temyize konu (C) bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, bu tür davalarda Hazine yasal hasım olduğundan yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince temiz edenlerden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve d.davalı …’den peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.