YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7472
KARAR NO : 2013/22503
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2012 tarih ve 2011/128-2012/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı olduğu davalı şirketin amaçları doğrultusunda kredi kartından bir takım harcamalar yaptığını, 24.914,74 TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına, inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sadece şirket müdürünün şirketin amacına uygun harcama yetkisinin bulunduğunu, davacının yaptığı harcamaların şirket amacına uygun harcamalar olarak kabul edilemeyeceğini, davacının 21.000,00 TL sermaye borcu bulunduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait kredi kartlarından davalı adına fatura edilen 14 kalemden oluşan toplam 9.785,59 TL meblağlı fatura bulunduğu, alacak miktarı bilirkişi raporu ile belirlendiği ve likit olmadığı, davacının kötü niyetle takip yaptığına ilişkin delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 9.785,59 TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişken oranda yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faiz ve fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı, davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortağının şirket adına yaptığı harcamaların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ortağın kendi kredi kartından davalı şirket adına düzenlenen faturalar dikkate alınarak, salt faturaların davalı şirket adına düzenlenmiş olması yeterli görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki, davalı taraf yapılan harcamaların şirket nam ve hesabına yapılmadığını, şirket kayıtlarına girmediğini savunarak, delillerinde defter kayıtlarına dayanmıştır. Bu durumda, davalı tarafın savunmalarında ve delillerinde defter kayıtlarına dayanmış olması dikkate alınarak, davalı tarafa usulünce verilecek kesin süre sonucunda, defter ve kayıtlarını sunması halinde, davalı şirkete ait defter kayıtları bilirkişi vasıtasıyla incelenerek, gerekirse, davalının yemin deliline de başvurduğu hususu da gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.