YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15989
KARAR NO : 2013/22520
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 gün ve 2010/11-2012/116 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/06/2013 gün ve 2012/15228-2013/13014 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 1987 yılında kurulan müvekkili şirketin “DİZAYN” adıyla onlarca tescilli markasının bulunduğunu, müvekkili markasının aynı zamanda TPE nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalı tarafın faaliyet olarak gösterdiği, makine, vida ve kovan emtialarında, müvekkili şirketin markalarının tescilli bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığından istifade ederek, haksız kazanç elde ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi müvekkili şirket ile bağlantılı olarak karıştırdığını ileri sürerek, marka tecavüzü suretiyle meydana getirilen haksız rekabetin önlenmesini, markaya tecavüz eylemlerinin durdurulmasını, tecavüze konu katalog, broşür vb. evraklara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın, reeskont faizi ile davalıdan tahsilini, davalının şirket adı olarak kullandığı “DİZAYN” adının ticaret sicilinden terkinini ve silinmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle ticaret unvanını aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul’da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde ticaret siciline tescilinin yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil ilanının bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sessiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan terkini talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren makul süre olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve haksız rekabet talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.