YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9481
KARAR NO : 2013/22672
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2010/164-2013/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kırıkkale Belediyesi Toptancı halinde toptancılık yaptığını, 19.01.2003 günü davalı …’in mülkiyetinde/sevk ve idaresindeki kamyona yüklü malın Pazar günü olması sebebiyle indirme işlemi yapılamayacağının kendilerine söylenmesi üzerine kamyonu hal içerisine park ettiğini, söz konusu aracın daha sonra kamyon sürücüsü tarafından halden izinsiz olarak çıkarıldığını, gerekli güvenlik alınmadığından söz konusu malların çalındığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, söz konusu hal’in giriş çıkış güvenliğinin Kırıkkale Belediyesinin sorumluğu altında olduğunu savunarak 5.804,00 TL’nin 19.01.2003 tarihinden itibaren, olmadığı taktirde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı … vekili, davanın öncelikle görev yönünden, aksi taktirde husumet ve zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı … ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, incelenen Kırıkkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/415 esasında kayıtlı dava dosyasında tarafların ve dava konusunun bu dosyanın tarafları ve dava konusuyla aynı olduğu, 2003/415 Esas sayılı dava dosyasında davanın 27.06.2003 tarihinde açıldığı, 08.03.2007 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, dava konusunun ve miktarının işbu dava ile aynı olduğu, bu dava henüz kesinleşmeden konusu ve miktarı aynı olan eldeki davanın 22.02.2010 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın HMK’nın 114.maddesinin “ı” fıkrası gereğince derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı … tarafından gerekli güvenlik önlemi alınmaması nedeniyle davacının çalınan mallarının bedelinin tahsiline yönelik tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava derdestlik hukuki sebebi nedeni ile reddedilmiştir. Ancak, davacı tarafın dava dilekçesi davalı …’e ve davalı …’ye usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalılardan Ahmet davaya cevap vermemiştir. Davalılardan … ise 03.03.2010 tarihli dilekçede görev, husumet, zamanaşımına ilişkin itirazlarını ve esasa ilişkin cevaplarını dosyaya sunmuş, derdestlik hususuyla ilgili herhangi bir itirazda bulunmamıştır. O tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK’nın 187. maddesi uyarınca derdestlik, bir ilk itiraz olup,10 günlük yasal cevap süresi geçtikten sonra ileri sürülemez ve mahkeme bu hususu re’sen nazara alamaz. Bu itibarla davalılarca ileri sürülmeyen derdestlik hususunun gözetilerek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.