Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/7763 E. 2013/12672 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7763
KARAR NO : 2013/12672
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çakışan SSK’lı süreler hariç bağkur sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının SSK kapsamında sigortalı olduğu süreler haricinde bağ-kur sigortalısı olduğunun ve prim borçlarının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 6111 Sayılı Yasanın 33. Maddesi ile değiştirilen ve 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. Maddesi geriye dönük olarak uygulanmak suritiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 15/04/1997 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile vergi kaydına istinaden 01/01/1990 tarihinden itibaren kayıt ve tescil edildiği, nakliyecilik işi nedeniyle 01/06/1990-31/12/1991, 28/08/1995-01/01/2007 tarihleri arasında vergi kaydı, 24/08/1987 tarihinden itibaren devam eden oda kaydı ve 25/10/1995 tarihinden itibaren esnaf sicil kaydının bulunduğu , 06/07/2000-08/11/2000, 01/08/2001-20/09/2001, 09/09/2005-09/10/2005, 27/01/2006-30/12/2006, 24/04/2007-19/03/2010 tarihleri arası ve 26/10/2010 devam eder şekilde SSK’lı çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında
bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. Maddesinin I. (F) bendinde “Kanunla kurulu emekli asandıklarına aidat ödemekte olanların” (K) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. Maddesinin I. Ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edeğelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K:2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).
01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir. 03/02/2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. Maddesi ile değiştirilen ve 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. Maddesinde ise ” Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve yanı yasanın Geçcici 33. Maddesinde ise ” kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ” hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere kanunların derhal uygulanması ilkesinin olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. Maddesiyle 01/03/2011 tarihli, 5510 sayılı Yasanın 53. Maddesinin birinci fkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir.
Öte yandan 1479 sayılı Yasa’nın 25. Maddesinin (g) bendine göre, ” gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce sigortalılıkları sona erer. ” düzenlemesi mevcut olup 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa’nın benzer şekildeki ” Sigortalılığın Sona Ermesi” başlıklı 9/b-10. Maddesinde ” Gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf ve sanatkarlar sicili kaydına istinaden 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün öncesinden sigortalılıklarının sona ereceği” düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının bağ-kur sigortalılığı vergi kaydına göre 01/06/1990 tarihinde başlamış olup, SSK’lı sigortalılığı ise 06/07/2000 tarihinden itibaren başlamıştır. Davacının öenceden başlayan sigortalılığı olduğunudan 1479 sayılı Yasa’nın 25. Maddesinin g) bendine göre davacının vergi kaydının sona erdiği 01/01/2007 tarihine kadar geçerli olan sigortalılık Bağ-kur sigortalılığıdır. Vergi kaydının sona ermesinden sonra davacının bağ-kur sigortalılığı esnaf sicil esnaf oda kaydına istinaden devam ettiğinden 1479 sayılı Yasa’nın 25. Maddesinin g) bendindeki ve 5510 Sayılı Yasa’nın 9/b-10 maddesindeki ” hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce, bağ-kur sigortalılıkları sona erer. ” şeklindeki düzenlemeye göre 24/04/2007 tarihinden sonraki çakışan SSK’lı çalışmalara geçerlilik tanınması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.