Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/16764 E. 2013/22774 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16764
KARAR NO : 2013/22774
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.07.2012 tarih ve 2011/23-2012/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından teslim edilen malların davalı tarafından taşındığını, 07/10/2006 tarihinde Barsan aracılığı ile Amerika’ya yapılan ihracatta malların uçak ile taşınması sırasında bazı koliler üzerindeki barkotların, stikırların yırtıldığını, birçok kolide hasar meydana geldiğini, Amerika’daki alıcı Cotton Craft şirketi tarafından müvekkiline hasar bedeli olarak 1.550 USD zarar bildirildiğini, bu meblağın müvekkilinin alacağından kesildiğini, yine 19/10/2006 tarihinde 817 koli malın Bulgaristan’daki Foro Teks. Ltd. Şti. tarafından 334 koli malın müvekkili ile arasında aracı ihracatçı sözleşmesi bulunan Bilge Birleşik Giyim A.Ş. tarafından taşıtılmak üzere davalıya teslim edildiğini, teslim edilen mallarda taşıma esnasına hasar oluştuğunu, bu hasara ilişkin de Amerika’daki firma tarafından 5.220 USD hasar bildirildiğini, son olarak 07/12/2006 tarihinde davalı şirkete Bulgaristan’daki Foro Teks. firması tarafından 1046 koli malın taşıtılmak üzere teslim edildiği, malların taşınmasının davalı şirket tarafından taahhüt edilen taşıma süresi olan 10 günü aştığını, taşıyıcı UPS şirketi tarafından davalıya iletilen mailde teslim edilen 1046 koli malın bölünerek taşındığı, son 254 parça malın taşınmasının geciktiğinin açıkça belirtildiği, tamamen davalıya izafe edilecek kusurlu davranışlardan kaynaklanan gecikme nedeniyle malların Amerika’daki alıcısına uçak yolu ile gönderildiğini, Amerika’daki şirketin de 14.878 USD taşıma bedelini müvekkilinin alacağından kestiğini, davalının taşıma yaptırdığı taşıma şirketinin kusurundan kaynaklanan bu zararların davalıya bildirilmesine rağmen, tazmin edilmediğini bildirerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla taşıma nedeniyle uğranılan 23.840,72 USD’nin kamu bankalarınca dolara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin acente olması sebebiyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, usulüne uygun hasar tespit ve ihbarının yapılmadığını, müvekkilinin hasarın oluşmasında herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayın uluslararası hava taşıması sırasında meydana geldiği, Varşova Konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının fiilen taşıma işini bizzat kendisinin yerine getirmeyip bu işi alt taşıma sözleşmeleri ile başka hava yolu taşıyıcılarına bırakması, kendisinin taşıyıcı sıfatını kazanmasını engellemeyeceği, konşimentolarda taşıyıcı olarak Barsan A.Ş’nin kaşesinin bulunduğu, başka bir taşıyıcının adının geçmediği anlaşıldığından, Varşova Konvansiyonu’nun 30/3 kapsamında davalının davada husumet ehliyeti olduğu, davacının süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunduğunun taraflar arsındaki e-posta yazışmalarından anlaşıldığı, Varşova Konvansiyonu’nun 18. ve 19. maddeleri dolayısıyla taşıyıcının emtiayı taşımak üzere teslim aldığı andan, gönderilene teslim ettiği ana kadar meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu, sevk edilen 817 koli emtianın 328 kolisine ait stikır etiket hasarından dolayı davacının 5.220 USD talep edebileceği, 65 koli emtianın stikırının yanlış kodlama ile yapıştırılmasının taşımadan kaynaklanan bir hasar olmadığı, bu nedenle 65 koli emtianın stikırındaki hasardan dolayı tazminat talep edilemeyeceği, taşınan mal için Air Walybill’de kargonun değeri hanesinde değer bildirilmemiş olduğundan, ek ücret ödenmediği, bu nedenle koli başına 17-SDR hesap edilerek, sorumluluk üst limitinin tespit edilebileceği, davalının alıcıya malı geç teslim etmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olmaması için 20. maddesindeki sebeplerden birini ispatlaması gerektiği halde ispatlayamadığı, bu nedenle geç teslimden kaynaklanan %50 navlun farkı olan 7.439 USD zarardan sorumlu olduğu, Varşova Konvansiyonu’nda belirtilen sorumluluk limiti içinde davacının 5.520 USD+7.439 USD olmak üzere toplam 12.659 USD’lik zararının tazminini talep edebileceği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 12.659 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek, davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.325,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.