Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11807 E. 2013/22697 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11807
KARAR NO : 2013/22697
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2011/616-2012/281 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı şirket temsilcisi … ve davalı vekilleri Av. … ile Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Gaziantep ve Maraş bölgesi bayii olarak faaliyet gösterdiğini, bayilik sözleşmesinin bir suretini davalı şirketin müvekkiline vermeyi reddettiğini, bu nedenle de müvekkilinin imzaladığı sözleşmeyi inceleme hakkından mahrum edildiğini, söz konusu bayilik ilişkisinde rekabeti ihlal eden eylemleri nedeniyle davalı hakkında Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, rekabeti ihlal ettiği sübut bulduğundan idari para cezası verildiğini, bu yetmezmiş gibi davalının sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle HMK’nın 110. maddesi hükmüne dayanarak kümülatif dava yığılması usulüne göre sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan zararlarının hüküm altına alınmasını talep ettiklerini ileri sürerek, davalının haksız rekabeti dolayısıyla zararın artarak devam ediyor olması ve ne miktara ulaşacağının şimdiden belli olmaması nedeniyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 58. maddesi uyarınca asgari 2.000.000 TL olmak üzere zararın üç katı maddi tazminatın, yine davalının haksız feshi dolayısıyla 100.000 TL’nin, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde, çıkacak her türlü uyuşmazlığın hakem eliyle çözüleceğinin düzenlendiğini, bu nedenle mahkemenin görevli olmadığını, davanın esas yönünden de haksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında 02.12.1999 tarihli bir bayilik sözleşmesinin bulunduğu, davacının sözleşmeyi inceleyemediğini ileri sürse de tarafların imzaya yönelik herhangi bir itirazlarının olmadığı, davalı vekilinin süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunduğu, sözleşmenin “Tahkim ve Delil Sözleşmesi” başlıklı 10. maddesinde tahkim şartının yer aldığı gerekçesiyle davalının tahkim ilk itirazlarının kabulü ile davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.