Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/10728 E. 2019/8001 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10728
KARAR NO : 2019/8001
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23/02/2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _

Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; 91419 ada 7 parsel sayılı taşınmazda dava dışı paydaş …’nın 15/5461 hissesini, davalıya ait 364 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1/8 hissesi ile trampa ettiğini, yapılan trampa işleminin gerçekte satış olduğunu ve müvekkilinin önalım haklarını engellemeye yönelik olduğunu belirterek, trampanın iptali ile yasal önalım haklarının tanınmasına, 7 parsel sayılı taşınmazda davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; işlemin muvazaalı olmadığını, dava dışı … ile aralarında trampa işlemi yaptıklarını, herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 91419 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan 15/5461 payın tapu kaydının iptali ile, davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla resmi satış senedinde satış bedelinin yüksek gösterildiğini veya hukuki işlemde muvazaa yapıldığını ileri sürebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.
Somut olaya gelince; davacı vekili, dava dışı pay devreden ile davalının 05.12.2014 tarihinde 91419 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 15/5461 hissesi ile 364 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1/8 hissesini karşılıklı olarak trampa yaptıklarını, bu işlemin gerçekte bir satış olduğunu, davacının önalım hakkını kullanmasını engellemek amacı ile tapuda yapılan temlikin muvazaalı olarak trampa olarak gösterildiğini öne sürerek davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazdaki payının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Satış dışındaki temliklerde önalım hakkının kullanılması mümkün değildir. Davacı da tapuda trampa şeklinde yapılan temlikin aslında satış olduğunu iddia ederek muvazaa iddiasında bulunmuştur. Tapudaki işlemin tarafı olmayan davacının bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür.
Bu durumda davacı muvazaa iddiasında bulunduğundan mahallinde keşif yapılarak taşınmazların trampa akdi tarihindeki değerleri belirlenerek aşırı nispetsizlik olup olmadığının tespit edilmesi, tarafların tüm delilleri toplanarak trampa işleminin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesi daha sonra işin esasına göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yetersiz araştırmayla ve eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
28.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.