Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8665 E. 2013/22792 K. 13.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8665
KARAR NO : 2013/22792
KARAR TARİHİ : 13.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2012 tarih ve 2011/147-2012/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin (01.01.2004 ila 05.11.2004) tahsil edemediği toplam 114.612,30 TL huzur hakkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın BK’nın 126/4. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, huzur hakkının toplantı başına alınan bir ücret olup ödenebilmesi için toplantıda hazır bulunmanın gerekli olduğunu, davacının katılmadığı toplantılar için ücrete hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve bu toplantıda aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, aynı tarihte yapılan yönetim kurulu toplantısına davacının katıldığı, 23.09.2004 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, davacının 07.05.2004 tarihli yönetim kurulundan başka toplantıya katılmadığı, sadece 2004 yılı Mayıs ayı için huzur hakkı almaya hak kazandığı, ücret alacağının Mayıs ayının son günü itibariyle muaccel hale geldiği, kesintiler düşüldüğünde 6.652,00TL huzur hakkı, 4.794,17 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.652,00 TL asıl alacak, 4.794,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.446,17 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, faize faiz yürütülmemesine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının aylık olarak belirlenen huzur hakkı alacağının 01.01.2004 tarihinden 07.05.2004 tarihine kadar olan kısmının 07.05.2004 tarihi itibariyle muaccel olmasına ve bu tarihe kadar olan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, A.Ş. yönetim kurulu üyesinin huzur hakkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 07.05.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyesi seçildiğini, bu genel kurulda 01.01.2004 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi seçilen müvekkili için aylık brüt 8.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırıldığını bu kapsamda 01.01.2004 ila 05.11.2004 arasında toplam 114.612,30 TL huzur hakkı alacağı doğduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise huzur hakkı alacağına hak kazanmak için bizzat toplantıya katılmak gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 1 kez toplantıya katıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nın 333. madde hükmüne göre, anasözleşmede aksine hüküm yoksa yönetim kurulu üyelerine katıldığı her toplantı günü için ücret verilir ve bu ücrete de huzur hakkı denir. Huzur hakkı anasözleşmeyle tayin ve tespit edilebilir. Ücretin tutarı anasözleşmede gösterilmemiş ise genel kurulca tayin olunur. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı olabileceği gibi aylık belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Somut olayda da yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının “aylık” olarak ödenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda mahkemece, her ayın huzur hakkının o ayın son günü muaccel olacağı nazara alınarak, davacının 07.05.2004 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak görevde bulunduğu her ay için huzur hakkı alacağına hak kazandığı göz önünde bulundurularak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 548,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.