YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6139
KARAR NO : 2013/9347
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşide ettiği 16.350-TL bedelli senedin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, ödeme makbuzları ve mutabakat metninden de anlaşılacağı gibi sözkonusu senet bedelinin fazlasıyla ödenmiş olduğunu belirterek, davalının yaptığı takibin iptaline ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği, ancak vekilinin sonraki beyanlarında, ödemelerin senetle hiçbir alakası olmadığını, taraflar arasında birden çok alacak-borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin senedi ciroyla devralan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ve senedin illetten mücerret olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının borcu ödediği iddiasını yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiği, her ne kadar davacı dava konusu senette yazılı borcu ödediğine ilişkin belge ve makbuz fotokopileri sunmuşsa da, sözkonusu belgelerde yatırılan paranın dava konusu senete ait olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, Yargıtay kararlarına göre borçlunun sunduğu belgelerde yapılan ödemenin takip dayanağı senede karşılık yapıldığına dair açıkça yapılmış atıf bulunması gerektiği, dolayısıyla ödemelerin dava konusu senete karşılık yapıldığının ispatlanamadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının karşı tarafa yemin de teklif etmediği belirtilerek, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, kambiyo senedine mahsus takip başlatmış olup, davacı takip öncesinde yaptığı ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacının dosyaya sunmuş olduğu makbuzların bir kısmında tahsilatı yapanın davalı alacaklı olduğu görülmektedir. Nitekim davalı bu ödemelerin başka bir hukuki ilişki çerçevesinde yapıldığını savunmuştur. Makbuzlarda ödemelerin hangi senede mahsuben yapıldığına dair açıklama bulunmasa da, senet tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin senede mahsuben yapıldığının prensip olarak kabulü gerekmektedir. Bu durumda ödemenin başka bir hukuki ilişkiye mahsuben yapıldığını iddia eden davalı, savunmasını ispatla yükümlü olup, mahkemece senedin tanzim tarihinden sonra davalı adına yapılan ödemelerle ilgili ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA. peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.