Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18439 E. 2020/2262 K. 17.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18439
KARAR NO : 2020/2262
KARAR TARİHİ : 17.02.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılında davalı Belediyede kum eleme bölümünde tamirci olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmanın Temmuz 2011 tarihinde emekli oluncaya kadar devam ettiğini, davacı davalı idarede çalışmakta iken normal mesaisinin sabah 07:30-08:00’de başlamakta akşam ise 17:00’de bitmesi gerekirken 23:00 sularında kadar çalışılmaya devam edildiğini, ertesi gün de aynı mesaiye devam ettiğini, ayda ortalama 10-15 defadan fazla gerçekleştiğini, bu fazla çalışmaların karşılığının kendisine ödenmediğini, hafta sonu da çalışmasına rağmen bu çalışmanın karşılığının kendisine ödenmediğini, TİS uyarınca işçilere giyecek ve sosyal yardım alacağı ödenmesi gerekirken kendisinin bu haklardan mahrum olduğunu ileri sürerek, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, sosyal yardım alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep etmiş olduğu işçi alacaklarının zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilen çalışma saatlerinin tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının TİS’e göre herhangi bir giyecek ve sosyal yardım alacağı kalmadığını, davacıya normal çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yemek ücreti, aile yardımı, kira yardımı ve asgari geçim indirimi gibi tüm alacaklarının her ay düzenli olarak ödendiğini, giyecek yardımının da davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı ve davalı tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının haftanın 7 günü 07.30-17.00 arasında çalıştığı ve ara dinlenmenin düşülmesi ile haftalık 7 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmıştır.
Davalı … tarafından fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları sunulmamış olup, kamu kurumu olan işverenin belge oluşturmamasının sonuçları işçi aleyhine yorumlanamaz.
Mahkemece yapılacak iş denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak yukarıda belirtildiği çalışma şekline göre hesaplanacak fazla mesai ücretini hüküm altına almaktır. Yazılı gerekçe ile davacının fazla mesai ücreti alacağının reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46’ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasa’nın 63’üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46’ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davacı tanık beyanları ile haftanın 7 günü çalıştığını isptalamış olup, yazılı gerekçe ile davacının hafta tatili alacağının reddine karar verilmesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.