Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/19045 E. 2020/2803 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19045
KARAR NO : 2020/2803
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan T.C. … Devlet Hastahanesi vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı T.C. … Devlet Hastanesin’de değişik alt taşeronlarda 01.04.1999-03.06.2009 tarihleri arasında hasta kabul ve arşiv elemanı olarak çalıştığını, 03.06.2009 tarihinde asıl işveren davalı T.C. … Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. … tarafından müvekkilinin işten çıkartıldığını, başhekimin istemediği hiç kimsenin alt işveren şirket tarafından çalıştırılamadığını, müvekkilinin iş akdinin haksız ve hukuka aykırı şekilde sona erdirildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, Korkuteli Devlet Hastanesinin taraf ehliyeti ve tüzel kişiliği olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca davanın bir an için T.C. …’na yöneltildiği kabul edilse bile husumetin bağlı kuruluş Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı T.C. … vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı T.C. …’nın aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi yıllık izin ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 10 yıl için her yıl 20 gün izin ücreti hesaplanmıştır.
Davacı işçi işyerinde 01.04.1999 ila 03.06.2009 tarihleri arasında 9 yıl 10 ay çalışmış olup izin hesabı yönünden çalışma süresinin tama iblağı suretiyle 9 yıl yerine 10 yıl üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.
Öte yandan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesine göre izin hakkının 1 yıldan 5 yıla kadar hizmetler bakımından 14 gün, 5 yıldan sonraki hizmetler için 20 gün üzerinden hesaplanması gerekirken tüm süre için yıllık 20 günden hesaplamaya gidilmesi de yerinde değildir.
4857 sayılı İş Kanunu 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla, 1475 sayılı Kanun döneminde doğan izin hakları bakımından ise sözü edilen izin süreleri hak ediş tarihlerine göre ilk 4 yıl için 12’şer günden 12×4=48 gün, 5. yıl için 4857 sayılı Kanunun değişikliği nedeni ile 14 gün, sonraki 4 yıl için ise 20×4=80 gün olmak üzere toplam 142 gün olup, bu süreye göre hesap yapılarak karar verilmelidir.
3-Davalılardan T.C. …’nın 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin aleyhine harç yükletilmesi ve yargılama giderlerine harç katılması hatalıdır.
4-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.