YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/556
KARAR NO : 2020/2521
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada davacılar, davalı sendikanın kapatılması talebine ilişkin dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacılardan T.C … vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.07.2008 tarihli davanamesi ile; davalı Sendika … Şubesi yöneticileri hakkında…Ağır Ceza Mahkemesi’nde çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, hak ve çıkar elde etmek ve benzer suçlardan kamu davası açıldığı, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince davalı sendika yöneticilerinin sendika çatısını, Anayasa ile güvence altına alınmış haklar arasında bulunan sendikal hakkın kullanılmasının ortadan kaldırılması için araç olarak kullandıkları iddia edilerek davalı Sendika’nın kapatılması talep edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sendika yöneticileri suç işlemiş olsalar dahi bunun sendikayı bağlamayacağını, davanın 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. maddesinin lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme ilk kararında, davanın açıldığı dönemde yürürlükte olan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. maddesi gereği “temel hak ve hürriyetleri yok etmek” amacını güttüğü gerekçesi ile davalı sendikanın kapatılması talep edildiği, yeni düzenlemede ise bu şekilde bir hükme yer verilmediği, …Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının kesinleşmesi beklenmekte ise de, dava sonucunun yasal mevzuat değişiklikleri karşısında sonuca etki etmeyeceğinden beklenilmesinden vazgeçildiği, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. ve sonradan yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun’un 31. madde hükümleri değerlendirildiğinde, dava ile talep edilen hükümdeki değişiklik sonrası davalı sendikanın iddia edilen olaylarla ilgili kapatılması şartlarının ortadan kalktığı, iddia edilen olayların yöneticilerin bireysel bazda yaptıkları eylemlerden kaynaklandığı değerlendirildiği gerekçesiyle esas yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacılardan T.C …’nün vekili temyiz etmiştir.
Karar, Dairemizin 20.10.2016 tarihli ve 2016/30531 E., 2016/18215 K. sayılı ilamı ile; “… her iki kanunda da sendikaların kapatılmasına ilişkin düzenleme yer almaktadır. Davalı sendikanın “temel hak ve hürriyetleri yok etmek” amacını güttüğü gerekçesiyle kapatılmasının istenmediği, somut ceza davasından bahsedilerek kapatılmasının istendiği, 2821 sayılı Kanun’un 58. maddesinde yalnızca “amaç gütme”nin sendika açısından kapatma nedeni sayılmadığı 58. maddenin birinci fıkrasında “….veya bu yolda faaliyette bulunan” denildiği görülmektedir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü veya reddi yönünde esasa ilişkin net bir karar verilmesi gerekirken dava konusuz kalmış gibi esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu defa Mahkemece bozma ilamına uyularak, “… … Cumhuriyet Başsavcılığının 14/07/2008 tarihli 2008/15 davaname nolu davanamesi ile davalı …’nın … şubesi yöneticileri hakkında … 11. Ağır Ceza Mahkemesinde çıkar amaçlı suç örgütü kurmak hak ve çıkar elde etmek ve benzer suçlardan kamu davası açıldığından bahisle 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince kapatılmasına karar verilmesinin talep edildiği, davaname tarihi itibariyle haklarında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/03/2008 tarihli 2007/639 soruşturma sayılı iddianamesi ile … 11. Ağır ceza mahkemesinin 2008/133 Esas sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, çıkar elde etmek için kişilerin iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme, sendikal hakların kullanmasını engelleme v.b suçlardan yargılanmaları istemiyle kamu davası açılan … ‘in suç tarihi itibariyle Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikasının şube yönetcisi ve yönetim kurulu üyesi oldukları her ne kadar suç tarihinden davalı sendikanın … şube yöneticisi ve yönetim kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılmış ise de bu kişilerin davalı sendikanın genel merkez yöneticileri konumunda bulunmadıkları, kişisel eylemleri niteliğinde olduğu, ilgili kişilerin suç isnat edilen faaliyetlerinin bütünüyle davalı sendikaya mal edilemeyeceği, dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Yasa’nın 58. maddesi kapsamında davalı sendikayı “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozma, Türk Devletini ve Cumhuriyetin varylığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde eğemenliğini sağlamak veya dil, din, ırk ve mezhep ayrımı yaratmak amaçları güden veya bu yolda faaliyette bulunan” konumuna sokmayacağı, yine haklarında kamu davası açılan ilgili şube yönetcilerinin atılı eymelerinin sonradan yürürlüğe giren 6356 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde düzenlenen şartlar kapsamında da değerlendirilemeyeceği, …” gerekçesiyle davalı Sendikanın kapatılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı T.C … temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 58. maddesinde sendikaların hangi hallerde kapatılacağı düzenlenmiştir. Anılan maddede “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak amaçları güden veya bu yolda faaliyette bulunan sendika ve konfederasyonlar Cumhuriyet savcısının istemi üzerine iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkeme kararı ile kapatılır.
“Yukarıdaki fıkra uyarınca açılan davalar sebebiyle görevli mahkemeler yargılamanın her safhasında talep üzerine veya re’sen sendika veya konfederasyonların faaliyetlerinin durdurulmasına ve yöneticilerinin görevlerine son verilmesine karar verebilir.” düzenleme yapılmıştır.
Yargılama süreci devam ederken yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun’da da sendikaların kapatılmasına ilişkin kural yer almaktadır. Bu Kanun’un 31. maddesi de “(1) Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı faaliyetlerde bulunan kuruluş, merkezlerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine mahkeme kararı ile kapatılır. Aykırı davranış bireysel olarak yöneticiler tarafından gerçekleştirildiği takdirde, mahkemece sadece o yöneticilerin görevine son verilmesine karar verilir.
“(2) Yukarıdaki fıkra uyarınca açılan davalar nedeniyle mahkeme, yargılama süresince talep üzerine veya resen kuruluşun faaliyetlerinin durdurulmasına ve yöneticilerinin Geçici olarak görevden alınmasına karar verebilir.
“(3) Yukarıdaki hükümler veya bu Kanunda öngörülen diğer faaliyeti durdurma hâllerinde, kuruluşların mallarının yönetimi ve çıkarlarının korunması ve durdurma süresi sonunda yeniden faaliyete geçebilmesi için genel kurul yapılması, 4721 sayılı Kanun hükümleri gereğince tayin olunacak bir veya üç kayyım tarafından sağlanır.” hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere; 2822 sayılı Kanun, sendika ve konfederasyonların kapatılması talebiyle açılan davalarda görevli mahkemelerin yargılamanın her safhasında talep üzerine veya re’sen sendika veya konfederasyonların faaliyetlerinin durdurulmasına ve yöneticilerinin görevlerine son verilmesine karar verebileceği düzenlenmiş iken daha sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun ile kapatılmaya neden olan aykırı davranış sadece bireysel olarak yöneticiler tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti halinde, mahkemece sendikanın kapatılması kararına bağlı olmaksızın sadece o yöneticilerin görevine son verilmesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Böylelikle yeni düzenlemeyle kapatılmaya neden olan faaliyetlerin bütünüyle Sendikaya mal edilemeyeceği durumlarda, bu faaliyetlerin bireysel olarak yöneticiler tarafından gerçekleştirildiği tespit edilebiliyorsa mahkemece sadece o yöneticilerin görevine son verilmesine karar vermesi gerektiği kural altına alınmıştır. Dolayısıyla, halihazırdaki hükümlere göre Mahkemece sendikanın kapatılması yönünde karar vermesine bağlı kalınmaksızın şartları oluştuğunda yöneticilerinin görevine son vermesine karar verilmesi gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/03/2008 tarihli 2007/639 soruşturma sayılı iddianamesi ile … 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/133 E. sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, çıkar elde etmek için kişilerin iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme, sendikal hakların kullanmasını engelleme vb. suçlardan yargılanmaları istemiyle haklarında kamu davası açılan Binali Güney, Hüsiyen Babayiğit Nurettin Kılıçdoğan Halil Keten’in suç tarihi itibariyle davalı Sendika’nın şube yöneticisi ve yönetim kurulu üyesi ise de bu kişilerin davalı sendikanın genel merkez yöneticileri konumunda bulunmadıkları, kişisel eylemleri niteliğinde olduğu, ilgili kişilerin suç isnat edilen faaliyetlerinin bütünüyle davalı sendikaya mal edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin Sendika’nın kapatılması talebinin reddine karar vermesi dosya içeriğine göre yerindedir.
Ancak bu talebi içeren… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.07.2008 tarihli davanamede, dayanak olarak davalı Sendika’nın … Şubesi yöneticileri hakkında … 11. Ağır Ceza Mahkemesinde çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, hak ve çıkar elde etmek ve benzer suçlardan kamu davasının açılması gösterilmiş ve … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve eklerindeki delillere de dayanılmıştır. Bu ihbar yazısında ise sendika yöneticisi Nurettin Kılıçdoğan, Binali Güney, Hüseyin Babayiğit ve Halil Keten’in görevlerine son verilmesi istenilmiştir. Yargılama safhasında kapatma talebinin dayanağı olan bu ceza davasında ilgili kişilerin fiillerinin sabit görülüp cezalandırılmalarına karar verildiği ve kararın da kesinleştiği görülmüştür. Nitekim Mahkemece de kapatma davasına konu eylemlerin kişisel nitelikte olduğu ve sendikaya mal edilemeyeceği olgusu kabul edilmiştir. Hal böyle iken Sendika’nın kapatma talebine konu faaliyetleri gerçekleştirdikleri mahkeme kararı ile sabit olan yöneticilerin görevlerine son verilmesi yönünde hüküm oluşturulmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, dosya içeriğine göre … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.04.2008 tarihli ihbar yazısında, sendika yöneticisi olarak …’in görevlerine son verilmesinin istenildiği anlaşılmakta ise de; davacı temyizinde adıgeçen bu şahıslar dışında …’in de yönetici olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmakla, Mahkeme’nin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu tespit ve talebi ile bağlı olmaksızın yönetici pozisyonunda olan bütün şahıslar hakkında görevlerine son verilmesi yönünde hüküm oluşturması gerektiği hususları da gözetilerek, bozmanın gereği olarak adıgeçenlerin pozisyonları açıklığa kavuşturulduktan sonra haklarında görevlerine son verilmesi yönünde hüküm oluşturulması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
Kabule göre; ceza yargılamasındaki iddianame ve mevcut delil durumuna göre Mahkemece yargılama safhasında 6356 sayılı Kanun’un 31/2.maddesine istinaden Sendika şubesi yöneticilerinin geçici olarak görevden alınması yönünde ara karar oluşturulmaması da isabetsizdir. Bu tür bir dava açıldığında Mahkemece delil durumuna göre gerek görüldüğünde 6356 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi derhal işletilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.