YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2889
KARAR NO : 2017/10650
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların 16.01.2010 tarihinde müştekilere karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını işledikleri, daha sonra 05/02/2010 tarihinde tekrar aynı müştekilere karşı aynı suçları işlemeleri üzerine yapılan soruşturma sonucu yakalanan suça sürüklenen çocukların her iki tarihli eylemlerini soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan savunmaları ile ikrar ettikleri, fakat suça sürüklenen çoçuklar hakkında sadece 05/02/2010 tarihli eylemlerine ilişkin iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuklara 05/02/2010 tarihli eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü verildiği, 16.01.2010 tarihli eylemlerine ilişkin de suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu üzerine suça sürüklenen çocuklar hakkında 16.01.2010 tarihli eylemlerine ilişkin de dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde verilen hükümlerin kesinleştiği, 05/02/2010 tarihli eylemlerine ilişkin verilen 22.03.2010 tarihli hükmün temyizi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nce “Suça sürüklenen çocuklara mükerrer ceza verilmesinin önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin tatbik olunup olunmayacağının tespiti açısından, söz konusu 16.01.2010 tarihli eylemlerine ilişkin soruşturmanın akıbetinin araştırılması, onaylı suretinin dosyaya konulması, suça sürüklenen çocuklar hakkında bu eylem nedeniyle ayrı bir dava açıldığının belirlenmesi halinde, bu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, birleştirmenin mümkün olmaması halinde bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlandıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek, sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması….” şeklinde bozma kararı verildiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocukların 16.01.2010 tarihli eylemlerine ilişkin açılan davanın 17.06.2014 tarihinde kesinleştiğinin tespiti ile ilgili dosyanın birleştirilmeyerek, bir örneğinin dosya arasına alındığı, yapılan yargılama neticesinde de suça sürüklenen çocuklar hakkında hüküm kurulurken 43. maddenin uygulandığı ve sonuç cezadan, suça sürüklenen çocukların 16.01.2010 tarihli eylemlerine ilişkin kesinleşen 09/06/2010 tarih, 2010/212 Esas ve 2010/347 Karar sayılı ilamı ile verilen cezaların netice cezadan ayrı ayrı mahsubu ile kalan cezanın infazına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin bozma kararı üzerine yapılan değerlendirmede zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesi halinde, uygulamanın kesinleşmiş hüküm üzerinden gerçekleştirilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosya üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi de uygulanmak suretiyle hüküm kurulup, mahkemenin kesinleşmiş 09/06/2010 tarih, 2010/212 Esas ve 2010/347 Karar sayılı hükmündeki uygulama değiştirilerek ve adli para cezası öncesi hapis cezası mahsup edilerek hüküm kurulması,
2) Suça sürüklenen çocukların suçu birlikte işlemeleri karşısında; bozma öncesi suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması nedeniyle Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nce, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilmek suretiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği yönünde verilen bozma kararına rağmen, geçersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3)Suça sürüklenen çocuklar hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen 60,00 TL’nin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.