YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1837
KARAR NO : 2014/32678
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukatı olduğunu, 28.11.2007 tarihli vekalet sözleşmesi düzenlendiğini, davalının hissedarı olduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi ve satış aşaması için görevlendirildiğini, davada ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, kararın icrası için satış dosyası açtırdığı ve kıymet takdiri yapıldığı esnada davalının diğer hissedarlarla anlaşarak dava ve satış dosyasından vazgeçerek paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü başlıklı noterde sözleşme düzenlendiğini, bilahare aralarında fiili taksim yaptıklarını bildirerek sözleşme ücreti vekaletinin ödenmesi için gönderdiği ihtara olumlu yanıt alamayarak tahsili için icra takibi yaptığını bildirerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı mirasçıları, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/517 Esas sayılı takip dosyasında takibin 55.415,79 TL Asıl alacak, 1.177,59 TL faiz olmak üzere toplam 56.593,38 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2014/1837-2014/32678
2-İcra İflas Kanunu’nun 67/3. maddesi gereğince itirazın iptali davası aleyhine sonuçlanan ve kötüniyetleri iddia ve ispat olunamayan mirasçılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, davalı mirasçılarının kötü niyeti iddia ve ispat edilemediğine göre mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK’nun 370/2 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının hükümden çıkarılarak yerine “Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 847,65 harcın istek halinde iadesine, 23.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.