Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/5566 E. 2013/7544 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5566
KARAR NO : 2013/7544
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… mirasçıları dahili davalılar … ve müşterekleri ile …, … ve … Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.01.2012 gün ve 2352/48 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili dava dilekçesi ve birleşen dava dilekçesinde; 1989 tarihli özel parselasyon planında 27 parsel sayısı ile gösterilen 160 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, vekil edeninin 1992 tarihli haricen düzenlenen senetle davalı gerçek kişilerden satın aldığını, satın alınan taşınmazın 118 m2 kısmının davalılar … ve … adına tapuda kayıtlı olan 2731 ada 93 parselden ifrazen ve 42 m2 yüzölçümündeki kısmının da davalı … Başkanlığı adına kayıtlı bulunan 2731 ada 42 parselden ifrazen iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Başkanlığı vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazın murisinden intikalen kendisi ve kardeşi diğer davalıya kaldığını, 16.07.1990 tarihinde …’ya sattıklarını, onun da dava konusu yeri davacıya sattığını, kadastro çalışmalarında nizalı taşınmazın sehven adlarına yazıldığını beyan ederek, imzalı beyanıyla davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Diğer davalı, davaya bir cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 2731 ada 93 parselin krokide A harfiyle gösterilen 118 m2’lik ve 2731 ada 42 parselin krokide B harfiyle gösterilen 42 m2 yüzölçümündeki kısımlarına ait tapu kayıtlarının iptaliyle bu kısımların yargılama sırasında ölen davacının mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün 2731 ada 42 parselle ilgili kabule ilişkin bölümü, davalı … Başkanlığı vekili tarafından dilekçesinde açıklanan nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu 2731 ada 42 parsel sayılı taşınmazın geldiği parsel olduğu dosya kapsamından anlaşılan 2731 ada 1 parsele ilişkin kadastro tutanağı fotokopisi getirtilmiştir. Senetsizden, mer’a niteliğiyle, 20486,63 m2 olarak, 16.07.2002 tarihinde, orta malı olarak tespiti yapılmış ve 3. şahısların itirazları Kadastro Komisyonu-
nun 05.08.2002 tarih bila sayılı kararıyla reddedilmiştir. Dava dosyası ekinde bulunan … Kadastro Mahkemesi’nin 19.07.2005 tarih, 2003/1 Esas ve 2005/72 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacılar Hazine, Ali İhsan Şahin ve arkadaşlarının (3. şahıslar), davalı … Başkanlığı aleyhine açtıkları 2731 ada 1 ve 2 parsellerin kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılamaları sonunda: davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, ziraat bilirkişi raporuna göre ham toprak niteliğinde bulunduğu belirlenen ve dava konusu edilmeyen 10.382,90 m2 taşınmaz bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle … Belediye Başkanlığı adına ham toprak vasfıyla tapuya tesciline vs. karar verildiği, dosya kesinleşmekle dava konusu taşınmaz bölümünün 2731 ada 42 parsel olarak davalı … Başkanlığı adına ham toprak vasfıyla tapuda kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahallinde yapılan keşif sırasında davacı tarafın süresinde göstermiş olduğu tanıkları dinlenmediği gibi dava konusu taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı araştırılmadan, eksikten getirtilen dava konusu taşınmazın hükmen tesciline esas olan ve yukarıda ayrıntıları yazılı bulunan … Kadastro Mahkemesi’nin dava dosyası dikkate alınmadan, yetersiz bir mahalli bilirkişi beyanına dayanarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmazın hükmen tesciline dayanak olduğu dosya içeriğinden anlaşılan … Kadastro Mahkemesi’nin 2003/1 Esas ve 2005/72 Karar sayılı dava dosyasının incelenerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulması, dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı ve kazanma süresi konusundaki kesin ya da taktiri delillerden yararlanılması gerekir. Ayrıca, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının keşif yerine davetiyeyle çağrılmaları, mümkün olduğunda, HMK’nun 259.maddesi gereğince keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın önceki ve sonraki nitelikleriyle sınırları hakkında bilgilerin toplanması ayrıca, öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından hangi tarihte satıldığı, satışların geçerli olup olmadığı ve hangi payların satıldığı, davalının dava konusu taşınmazda payının bulunup bulunmadığı, hangi tarihte özel parselasyon yapıldığı ve geçerli olup olmadığı hususlarının etraflıca araştırılarak belirlenmesi, taşınmazın davacı veya davalıdan hangisinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak saptanması, beyanları arasında çelişki bulunduğu taktirde HMK’nun 261.maddesi uyarınca aykırılığın giderilmesine çalışılması, davacı tarafın dayanağı olan satış senetlerinin keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması, kapsamlarının belirlenmesi, Teknik Bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden sorularak belirlenmesi, ifrazının mümkün olması durumunda ve dava başarıya ulaştığı takdirde tapu kaydının kısmen iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, aksi halde 3402 sayılı Kanunun 15/2.maddesi hükmü uyarınca davacının kullanımındaki bölümün taşınmazın tamamına oranlanmak suretiyle davacının payının belirlenmesi ondan sonra elde edilecek sonuç çerçevesinde paylı mülkiyet hükümleri çerçevesinde iptal, tescile karar verilmesinin düşünülmesi ve ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davalı … Başkanlığı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulanan Yerel Mahkeme hükmünün dava konusu 2731 ada 42 parselle ilgili kabule ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 95,05 TL peşin harcın istek halinde davalı … iadesine 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.