Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/711 E. 2018/5669 K. 28.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/711
KARAR NO : 2018/5669
KARAR TARİHİ : 28.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM :Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın yasal temyiz süresinden sonra duruşma talebinde bulunmuş olması karşısında, 1412 sayılı CMUK’ nın 318. maddesince duruşma isteminin reddine karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin itiraz olduğu belirtilmekle, itiraz merci tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
a) Mağdur hakkında Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesince düzenlenen geçici hekim raporunda “sol üst kolda 2 cm kesi, sol omuz ön yüzde 2 cm kesi, sağ elde hassasiyet, sağ el 5. parmakta metakarp fraktür” şeklinde bildirilen lezyonların suç tarihi itibariyle hayati tehlike yaratmadığının belirtilmesine karşın hükme esas alınan aynı hastanenin 30.01.2015 gün ve 641 sayılı kati hekim raporunda yaralanmanın hayati tehlike yaratabilecek nitelikte olduğunun belirtildiği ve bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve raporların varsa grafileri ile birlikte en yakın adli tıp şube müdürlüğüne gönderilerek, mağdurun yaralanmasının niteliğine dair duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Hükme esas alınan kati hekim raporunda meydana gelene yaralanmanın mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine ve hayati fonksiyonlarını (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına neden olduğunun bildirilmesine karşın, birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
c) Sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasında, mağdurla arkadaşlık ettiğinden habersiz olduğu Sedanur’a mesaj çektiğini, mağdurun suç tarihinden bir gün önce bu konuda kendisini uyarması üzerine mağdurdan özür dilediğini ancak mağdurun kendisine küfür ettiğini, ertesi gün karşılaştıklarında mağdura yaşça kendisinden büyük olduğunu ve bundan sonra küfür etmemesi gerektiğini söylemesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda mağdurun yaralandığını bildirmesi, aldırılan adli raporuna göre olayda sanığın da yaralandığının anlaşılması ve mağdur hakkında sanık sıfatıyla kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi karşısında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK 326/son maddesi gereğince sonuç ceza açısından sanığın kazanılmış hakları dikkate alınarak BOZULMASINA, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.