Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/3331 E. 2018/7388 K. 20.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3331
KARAR NO : 2018/7388
KARAR TARİHİ : 20.06.2018

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın beraatine dair … İcra Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/249 Esas, 2017/251 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/175 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/05/2018 gün ve 94660652-105-33-2618-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2018 gün ve KYB.2018-40534 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 10/10/2016 tarihli takip talebinde asıl alacağın 13.194,19 Türk Lirası olarak belirtilmesine rağmen 18/10/2016 tarihli taahhütte anaparanın 13.734,43 Türk Lirası olarak gösterilmek suretiyle çelişkiye sebep olunduğu, bununla birlikte bahse konu taahhütte işlemiş faiz 575,62 Türk Lirası olarak belirtilmiş ise de, icra takibi öncesi ve takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz miktarlarının ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönüyle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2- Kabule göre de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesi uyarınca, itirazı yerinde gören merciin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulüne mercii sıfatıyla karar veren … 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/175 Değişik İş sayılı kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre bu aşamada kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.