Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/11590 E. 2013/5489 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11590
KARAR NO : 2013/5489
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

… ile … aralarındaki değer artış payı, katılım alacağı ve ziynet alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair … Aile Mahkemesi’nden verilen 05.06.2012 gün ve 5/376 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının evli iken 2008 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde 2007 yılında satın alınan ve davalı adına tescil edilen 682 ada 47 parselin edinilmesinde davacıya ait altınların satımından elde edilen 9.000 TL’nin kullanıldığını, evin mutfak dolabı, vestiyeri, banyo dolabı ve gömme dolabının davacı tarafından yaptırıldığını, davacıya ait 8 adet burma bilezik, 3 ince bilezik, 1 adet inci takımı, 1 adet künye ve altın zincir, 1 adet altın takı seti, 1 adet altın ve zinciri, 10 adet küçük altın ile 1 adet yarım altının davalı da kaldığını açıklayarak katılma alacağı ve değer artış payı alacağı olarak 9.000 TL ile davalıda kalan ziynetlerin aynen mümkün değilse bedeli olan 20.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.01.2012 tarihli dilekçesiyle, katılma alacağını evin değerinin 1/2’si olan 40.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davacının evin alımında herhangi bir katkısı bulunmadığını, iddia edilen ziynet eşyalarının bulunmadığını, bulunsa dahi davacıda kaldığını TOKİ’den alınan evin peşin ödemesinin evlilik öncesi biriktirilen kişisel paradan karşılandığını, mutfak dolabı ile vestiyerin davacının babası tarafından hediye edildiğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu evde bulunan banyo dolabı, mutfak dolabı, vestiyer ve gömme dolap yönünden davanın kabulü ile 1.250 TL, ziynet eşyaları yönünden davanın kısmen kabulüyle 19.806 TL’nin davalıdan tahsiline ve taşınmazın edinmesindeki katkıdan kaynaklanan değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, ziynet eşyalarının kabul edilen kısmı davalı vekili ve reddedilen değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin kısmı ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 30.06.2007 tarihinde evlenmişler, 22.05.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 23.03.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte

2012/11590 -2013/5489

sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar taraflar arasında TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, davacının yargılama aşamasındaki beyanları ve taşınmazın edinme tarihine göre, dava 4721 sayılı TMK’nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı ve TMK’nun 227. maddesine dayanan değer artış payı alacağı isteği ile genel hükümlere tabi ziynet eşyası alacağı isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaza ilişkin devir sözleşmesi 29.12.2005 tarihinde davalı … ile üçüncü şahıs … arasında düzenlenmiş olup, sözleşmeye göre …, … ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklanan hakkını 34.000 TL’ye davalı …’e devretmiştir. Davacı sözleşmenin yapıldığı sırada kendisine ait ziynetlerin bir kısmının 9.000 TL’ye satılarak taşınmazın devri sırasında kullanıldığını iddia etmiş ise de, davalı tanıklarının beyanları ve bu beyanları doğrulayan davalıya ait banka kayıtlarından devir bedelinin davalının evlilik öncesi kişisel malı niteliğindeki banka hesabında bulunan paradan karşılandığı saptandığına göre, davacı vekilinin değer artış payına yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, yukarıda açıklandığı üzere davalı üçüncü şahıs adına bulunan …yeliğini bir miktar peşinat ödeyerek devralmıştır. Sözleşme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi bulunduğundan, taşınmaza ilişkin ödemelerin boşanma tarihine kadar olan bölümünün edinilmiş maldan karşılandığının kabulü ile üyeliğin devralındığı tarihten boşanma davası tarihine kadar yapılan ödemeler nedeniyle davacının katılma alacağının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu halde, mahkemece taşınmaza ait ödemeler getirtilerek peşinat olarak davalı tarafından yapılan 34.000 TL ile boşanma dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ve varsa kalan borç miktarı davalının kişisel malı olarak taşınmazın karar tarihine en yakın değerinden düşülmeli ve kalan miktar artık değer olarak kabul edilerek TMK 236. maddesine göre bu miktarın yarısına davacının katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili dava dilekçesinde nitelik ve sayısını bildirdiği ziynet eşyalarının davalıda kaldığını iddia etmiş ise de, ziynet eşyalarının varlığı ve davalıda kaldığı hususunda davacı tanıklarının soyut beyanları dışında herhangi bir delil elde edilememiştir. Düğün sırasında kadına takılan ziynetler kendisine bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır. Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardır. Davacı kadın davaya konu ziynet eşyalarının evi terk ederken zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Somut olayda davacının evden ayrılırken ailesinin gözetiminde evden ayrıldığı, davacının sahip olduğu ziynet eşyalarını yanına almadan gitmesini gerektirecek bir durumun davacı tarafından ispat edilemediği, kaldı ki, evliliğin başından beri sorunlar yaşayan ve daha önceden bir çok kez müşterek evi terk eden davacının buna rağmen ziynet eşyalarını müşterek hanede bırakması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan ve davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.

2012/11590 -2013/5489

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ziynet bedeli alacağı ve davacı vekilinin katılma alacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 295,00 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.