Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/1219 E. 2013/10464 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1219
KARAR NO : 2013/10464
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejimi tasfiyesi

… ile … aralarındaki mal rejimi tasfiyesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 27.11.2012 gün ve 1093/1531 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, taraflar arasında evlilik birliği kurulmadan önce vekil edeninin maliki bulunduğu … marka aracın satılması, vekil edeninin ağabeyinden alınan 1.000 TL, düğünde takılan ve vekil edeninin kişisel malı olan ziynet eşyalarının bozdurulması ve üzerine 500 TL kredi kartından nakit çekilmesi ile dava konusu… plakalı aracın alındığını, aracın davalı eş adına tescil edildiğini, ancak, davalının boşanma davasının açılmasından hemen önce uyuşmazlık konusu aracı sattığını açıklayarak, dava konusu aracın muadilinin aynen iadesine, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu aracın kendi birikimleri ve ailesinin katkıları ile edinildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, eldeki davada 7.10.1953 tarih 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ayın isteme olanağı bulunmadığından aynen iade isteminin reddine, davalının çalıştığı kuruma sunduğu mal bildirimi ve …in 09.10.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre katkı oranının %47,78 olduğu ve aracın dava tarihindeki değerine göre 4.778,00 TL katkı payı alacağının bulunduğu, davacının ziynet eşyalarının satımı, kredi kartından çekilen para ile ilgili katkının yöntemince kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4.778,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar, 07.05.1999 tarihinde evlenmişler; davalı kocanın 19.01.2009, karşı davacı kadının 13.02.2009 tarihinde açtığı boşanma davalarından, kocanın açtığı davanın reddine, kadının açtığı davanın ise kabulüne karar verilmesi ve hükmün 25.01.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Uyuşmazlık konusu araç, 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde 08.05.2001 tarihinde edinildiğine göre; taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dava konusu araç, boşanma dava tarihinden önce 15.12.2008 tarihinde davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satış yoluyla devredilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak, davacı vekilinin, davacıya ait ziynet eşyalarının dava konusu aracın edinilmesinde kullanıldığı iddialarının mahkemece reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar Mahkemece, davacının ziynet eşyalarının nizalı aracın alımında kullanıldığının ispat edilemediği kabul edilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davalının uyuşmazlık konusu aracın alımından sonra görev yaptığı kuruma sunduğu 15.05.2001 tarihli ek mal bildiriminde, açıkça düğünde takılan ” 11 adet bilezik, 50 adet küçük altın ve 1 adet zincirin ” dava konusu aracın alımında bozdurulduğunu açıkladığı ve bu beyanının imza ile onayladığı görülmüştür. Bu kapsamda, davalı bizzat resmi makama sunduğu mal bildirimi ile, davacının kişisel malı niteliğinde bulunan altınların nizalı aracın edinilmesinde kullanıldığını kabul etmiştir. Öte yandan, davacı tanığı … 29.12.2011 tarihli yargılama oturumunda, davacının bileziklerinin uyuşmazlık konusu aracın alımında kullanıldığını açıklamıştır. Bu durumda, davalının 15.05.2001 tarihli ek mal bildiriminde adet ve nitelikleri ile düğünde takıldıkları açıklanan ve nitelikleri gereği davacıya ait olan ” 11 adet bilezik, 50 adet küçük altın ve 1 adet zincirin ” nizalı aracın alımında kullanıldığı sabit olduğu, eş anlatımla davacı tarafça ziynet eşyaları ile dava konusu aracın alımında katkı sağlandığı ispat edildiğine göre, az yukarıda belirtilen ziynet eşyalarının değerinin nizalı aracın alım tarihindeki değerine oranlanması suretiyle bulunacak katkı oranın, hükme esas alınan 09.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacının katkı oranı olarak belirlenen %47.78’e eklenmesi, bulunacak bu oranın da nizalı aracın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak belirlenecek değerin, katkı payı alacağı olarak davacıya verilmesine hükmedilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle; hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 283,35 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.