Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/9776 E. 2018/2497 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9776
KARAR NO : 2018/2497
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2016 tarih ve 2015/72-2016/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesidavalı … vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili adına tescilli ve tanınmış “…” ibareli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde 2013/62443 sayılı “…” ibareli kötüniyetli tescil başvurusuna yaptıkları itirazın davalı …’nin …’nca nihai olarak reddedildiğini, tescil halinde işaretlerin tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceğini, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek…’nun 2015-M-571 sayılı kararının 29 ve 30. sınıflar yönünden iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2013/62443 sayılı markanın tescili halinde aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davaya konu başvuru ile davacının dayanak markalarının ortalama tüketici tarafından karıştırılacak derecede benzemediğini, bütün olarak bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “….” kelimesinin özgün bir ve fantazi bir marka oluşturduğunu, tanınmışlık vasfını da taşımayan davacıya ait markaların ayırt ediciliğinin bulunmadığını, işaretlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin “….” ibareli başvurusu ile davacının “….” ibareli markaları arasında görsel ve sesçil yönden ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, alıcı kitlesinin derhal ve düşünmeden 29, 30. sınıftaki emtia ve 32. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden davalı şirket markasının davacı markasında farklı olduğunu algılayamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, …’nin 2015-M-571 sayılı kararının 29 ve 30. sınıfta yer alan tüm mallar ile 32. sınıfta yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” yönünden iptaline, 2013/62443 sayılı markanın aynı mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, … kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dava konusu 2013/62443 sayılı marka “…” ibaresinden oluşmaktadır. Mahkemece, davacıya ait “…” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markanın 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu kabul edilmiş ise de, ortalama tüketiciler nezdinde tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas tehlikesine yol açacak derecede bir benzerliğin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde … kararının 29 ve 30. sınıflar yönünden iptaline, davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. 25.04.2016 tarihli dilekçesinde de bilirkişilerin 29 ve 30. sınıflara ilişkin tespitlerini kabul ettiklerini, dava dilekçesindeki talep dışında kalan diğer sınıflar bakımından yapılan tespitlerin ise dikkate alınmamasını istemiştir. Bu durumda davacı vekilinin talebi sadece 29 ve 30. sınıflara yönelik olduğu halde mahkemece, talebin aşılarak 32. sınıfta yer alan bir kısım mallar için de … kararının iptaline ve davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.