Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/3526 E. 2018/17267 K. 11.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3526
KARAR NO : 2018/17267
KARAR TARİHİ : 11.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki … ilçesi … Mahallesi 1437 ada 769 parsel taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Aynı amaçla kamulaştırılan ve dava konusu 1437 ada 769 parsel sayılı taşınmaz ile yakın konumda bulunan 1437 ada 1169 parsel sayılı taşınmaza … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/433-2015/654 E/K sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi Mayıs/2014 yılı itibariyle 925.00 TL/ m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek 2017/7474-16823 E/K sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın m² değeri inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) İdare ile imzalanan 13.02.2014 tarihli anlaşmazlık tutanağında dava konusu taşınmaz üzerinde asma, erik, dut ağacı ile konut bulunduğu yazılı ise de bu muhdesatlarla ilgili dosya içerisinde başkaca bilgi bulunmadığından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tutanaktaki bedelin kamulaştırma bedeline aynen eklendiği anlaşılmış olup, öncelikle idareden dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenmiş olan Kıymet Takdir Raporu ile Tespit Formu istenerek dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları ile yapının yüzölçümü, yıpranma durumu tespit edilerek ağaçların yaşlarına göre değerlendirme tarihindeki ilçe tarım Maktu ağaç verilerine göre, yapılara ise 2014 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Çizelgesi uyarınca yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
3)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.