YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1652
KARAR NO : 2013/4175
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Hukuk (… 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 04/10/2011 tarih ve 2009/74-2011/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin işletme ve ürünlerinin tanıtımı hususunda web siteleri hazırlayıp, satıcıları vasıtasıyla müşteri listesindeki firmalara pazarladığını, bu kapsamda davacı ile “bağımsız satış sorumlusu” sözleşmesi imzalandığını, ancak davacının 16.05.2006 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettikten sonra, anılan sözleşmenin 2.13 maddesine aykırı olarak müvekkili şirketin müşterisi olan … firmasına başka bir firmanın web tanıtımı ve ürününü sunduğunu ileri sürerek, sözleşmenin 2.13 maddesi gereğince 10.000,00 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanılarak, davalının işten ayrıldıktan hemen sonra, daha önce davacı şirketle iş ilişkisinde bulunan dava dışı … Ticaret Şirketiyle davacının iştigal konusunda üyelik sözleşmesi yapıp, web tasarımı dahil hizmetlerin verilmesi hususunda ticari ilişkiye girmek suretiyle sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, sözleşmede kararlaştırılan 10.000,00 USD tazminatın cezai şart mahiyetinde olduğu, ancak kararlaştırılan bu tutarın fahiş olup, işin niteliği, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ve tarafların sıfatı da dikkate alındığında, 1.500,00 USD’nin cezai şart olarak davalıdan tahsilinin hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500,00 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Taraf teşkili dava şartı olup, mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Öte yandan, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü’nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının dava dilekçesinde belirtilen …Apartmanı No: 23/9 Ünalan, … adresine çıkartılan ilk tebligatın adreste oturmadığından bahisle … Mahallesi Nil Caddesi 20/2 … adresine sevk edildiği, ancak bu adresten de iade olunduğu, … Teknolojileri Caddesi Camili Sokak 21/A …adresine çıkartılan ikinci tebligatın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, 3. tebligatın yine dava dilekçesinde belirtilen adrese çıkartıltığı, buradan … Mahallesi Çağlayan Sokak … 575 … Blok D:11 adresine TK’nın 21. maddesine göre tebliğ olunduğu, bu adrese tebligat yapılmış iken sonraki tebligatların da davalının dava dilekçesinde belirtilen adresine gönderildiği, aynı şekilde buradan ikinci adreslere sevk olunarak taşındığından veya tanınmadığından bahisle iade olunduğu görülmektedir. Temyiz dilekçesi ekinde sunulan yerleşim yeri adres belgesine göre ise davalının dava tarihi öncesi 14.08.2006 tarihinden itibaren yerleşim yeri adresinin … Mahallesi Çağlayan Sokak No:22E D:8 … olduğu, bu adresin yargılama süresince davalıya tebligat çıkartılan adreslerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıya usulünce tebligat yapıldığından ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalıya Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.