YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23360
KARAR NO : 2018/10797
KARAR TARİHİ : 09.10.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Birleşen Tedbir Nafakası-Geçici Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; davasının reddi, kusur belirlemesi, kadının geçici velayet talebi reddedilmesine rağmen aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, tedbir nafakası ve velayet düzenlemesi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; geçici velayet talebinin reddi ve tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkeğin boşanma davasının reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarıyla kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanunu’nun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
b-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2010 doğumlu … yararına hükmolunan tedbir nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
c-Mahkemece, davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş, ortak çocuğun geçici (TMK m.197) olarak velayetinin tarafına verilmesi talebi ise reddedilmiş, ancak ortak çocuğun kadın ile birlikte yaşamasına karar verilmiştir. Bu şekilde hüküm tesisi kendi içinde çelişki oluşturmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, çelişkinin giderilerek tüm deliller değerlendirilip sonucu uyarınca ortak çocuğun geçici velayeti (velayetin tedbiren düzenlenmesi) konusunda bir karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2/a), (2/b) ve (2/c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma nedenine göre erkeğin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.10.2018(Salı)