YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6278
KARAR NO : 2018/19059
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve imar uygulaması esnasında yerinde korunamayan ağaç bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve imar uygulaması esnasında yerinde korunamayan ağaç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin aşağıdaki betlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 36 ada 5 parsel sayıl taşınmazın davalı … Encümeninin 31.12.2002 tarih ve 744 sayılı karar ile imar uygulamasına alındığı ve davacılarının paylarının başka parsellere gittiği, bu arada imar planında yolda kalan kısımdaki ağaçların kesilerek fiilen yolun açıldığı, davalı … Encümeninin imar uygulaması yapılmasına ilişkin kararının … 1. İdare Mahkemesinin 02.02.2006 tarih ve 2006/139 sayılı ile kararı iptal edildiği, davaya konu taşınmazın da bulunduğu bölgede 09.06.2014 tarih ve 313 sayılı Encümen Kararı ile yeniden imar uygulaması yapılması yönünde karar alındığı ve geri dönüşüm işlemlerinin devam ettiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bahse konu imar uygulamasının iptal edilmiş ve taşınmaza ilişkin … imar uygulaması çalışmalarının devam ediyor olması nedeniyle, taşınmaza ilişkin tapuda geri dönüşüm işlemlerinin hangi aşamada olduğu ve kesinleşip kesinleşmediği hususlarında araştırma yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harçların (peşin ve ıslah harçlarının) davalı idaraden tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi,
Kabule göre de;
4-Davalı idare lehine davacının ıslah dilekçesinde belirttiği dava değerine göre reddedilen kısım yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, düşük vekalet ücreti takdir edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.