YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4649
KARAR NO : 2013/4940
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2011 tarih ve 2010/487-2011/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu, davalı bankaya ait olan 40.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını, çek hesabının sahte kimlikle açıldığının tespit edildiği, 3167 sayılı Kanun uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sahte kimlik belgesi ile çek hesabı açan davalı bankanın ortaya çıkan zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çek nedeniyle önce keşideci ve cirantalar aleyhine yasal haklarını kullanmasının gerektiğini, müvekkilinin çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının gerçek bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı çek hamilinin öncelikle çek keşidecisi ve diğer müracaat borçlarına başvurarak, çek bedelinin tahsilinin imkansız ve icra takibinin semeresiz kaldığını ispat etmesi gerektiği, ancak davacının çek borçlularından cirantalar aleyhine başlattığı icra takiplerinin sonuçlanmadığı, ciranta müflis şirketin iflas ettiği ancak tasfiye sonucunun ne olduğunun davacı tarafından belgelendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın zarardan sorumluluğunun tespitini talep etmek için gerekli dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye …,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, …/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.