YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9493
KARAR NO : 2018/16204
KARAR TARİHİ : 25.09.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, duruşma isteğinin değer yönünden reddine karar verilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen dosyada davalı … vekili, evlilik birliği içinde davalı-birleşen dosya davacısı eş adına edinilen taşınmazlar nedeniyle 8.500,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosyada davacı … vekili, evlilik birliği içinde davacı/birleşen dosya davalısı eş adına edinilen taşnmazlar ve araç nedeniyle 20,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.250,00 TL katkı payı alacağı, 4.250,00 TL katılma alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı/birleşen dosyada davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK.mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. i. Davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin, asıl dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmaz boşanma dava tarihinden (25.09.2007) yaklaşık 3 yıl önce 12.10.2004 tarihinde devredilmiş olup, dosya kapsamından parasının da ihtiyaçlara kullanıldığı belirlendiğine ve mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan mallar tasfiye edileceğine (TMK mad. 235/1) göre, tasfiye tarihinde mevcut olmayan taşınmazın tasfiyeye dahil edilmesi doğru olmamıştır.
ii. Davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin, birleşen Almanya’da bulunan eve yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı-birleşen dosyada davacının, birleşen dosyadaki dava dilekçesinde dava konusu yaptığı Almanya’daki taşınmaza yönelik yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece taşınmazın tapu kayıtlarının, taşınmazın edinilmesinde kullanılan kredi evraklarının, tarafların duruşmada bahsettikleri Almanya’da açılan malların tasfiyesine yönelik dava dosyasının getirtilip incelenerek, toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK’nin 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.