YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5083
KARAR NO : 2013/5032
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….12.2011 tarih ve 2010/684-2011/951 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde “… Poliçesi” ile sigortalı olan dava dışı sigortalısının kiracı olarak bulunduğu işyerinde sel nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, işbu hasardan davalı bina malikinin sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 9.284,… TL ödendiğini, …’nın 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 9.284,… TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya süresinde cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, … poliçesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece oluşan hasarda davalı bina malikinin bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, kiralanan fabrikada oluşan hasarın tazmini için davalı bina maliki hakkında BK’nın 58. maddesine dayalı olarak işbu rücuan tazminat davasını açtığına göre, kiralananda oluşan hasarın gerçekten bina malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan doğduğunun belirlenmesi gerekir. Mahkemece, bu hususta, kimya mühendisinden görüş alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki, görüşüne başvurulan bilirkişinin uzmanlık alanı itibariyle dava konusu uyuşmazlıkta mütalaasına değer verilmesi mümkün olmayıp, uyuşmazlığın çözümünde sorumluluğun belirlenmesi için, aralarında inşaat mühendisi ve sigortacı bilirkişinin de yer aldığı bir bilirkişi heyetinden görüş alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.