YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3137
KARAR NO : 2013/4284
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2010/251-2011/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin dava dışı … Bankası’ndan konut kredi alırken bu kredinin teminatı olarak davalı ile garantör hayat sigortası yaptırdığını, murisin 12/02/2010 tarihinde vefat ettiğini, davalının murisin sigorta başlangıç tarihinde ciddi sağlık problemlerinin bulunduğu, bunları sigorta teklifnamesinde belirtmediği gerekçesiyle ödeme yapmadığını ileri sürerek, poliçeden kaynaklan alacağın şimdilik ….000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla talebini 49.700,00 TL yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin poliçede yer alan bilgileri doldururken beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirketin …’nın 1290. maddesi gereğince cayma hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök-ek bilirkişi raporlarına göre, davacıların murisinin kronik böbrek yetersizliği hastalığını kasten saklamasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 59.700,00 TL’nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp veraset belgesindeki paylar oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketinden alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıların murisinin kronik böbrek yetersizliği hastalığını kasten saklamasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece davacıların murisinin hangi delillere dayanılarak hastalığını kasten saklamadığı sonucuna ulaşıldığı belirli olmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişiler davacıların murisinin kronik böbrek yetersizliği hastalığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını tespit etmemişlerdir. Davacıların murisinin kronik böbrek yetersizliği hastalığı ile vefatı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için, konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi kurulundan yeterli ayrıntıyı içerir ve denetime elverişli rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen unsurları içermeyen, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.