Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6386 E. 2013/11743 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6386
KARAR NO : 2013/11743
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/334-2013/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … … Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 29.04.2009 tarih 22 O 416/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen kararın posta yoluyla tebliğ edildiği, Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmemiş olan söz konusu kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem … hem de … anılan sözleşmeye taraftır.1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. …, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, kararın bu tarihte tebliğ edildiğine dair bir evrakın davacı yanca ibraz edilmediği, davacı tarafça karar tebliğine ilişkin sunulan tebliğ evrakının ise masraf tespit kararının tebliğine ilişkin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de yabancı mahkeme ilamında, kararın 13.05.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiği yazılı olmasına rağmen davacı tarafça dosyaya sunulan ve … Bakanlığı … Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla davalı vekili avukat …’e tebligat yapıldığını gösteren evraktaki tebliğ tarihi ise 17.09.2009’dur. Mahkemece, davacı yanın sunduğu tebliğ evrakının masraf tespit kararına ilişkin olduğu kabul edilmiş ise de masraf tespit kararında, kararın 20.04.2011 tarihinde davalı vekili avukat Korumtaş’a tebliğ edildiğinin yazılı olması karşısında mahkemenin bu kabulü yerinde bulunmamaktadır. Ancak, davacı yanca sunulan tebliğ evrakında da, tebliğ edilenin 29.04.2009 tarihli dava dilekçesi olduğu yazılı olup bu tarih tenfizi istenilen karar tarihi olduğundan yabancı ilamın davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği noktasında tereddüt doğmuştur. Bu durumda, mahkemece gerekirse tenfizi istenilen karara ilişkin dosyanın tamamının tasdikli suretinin yurt dışından getirtilmesi ya da istinabe suretiyle kararın hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiğinin tespiti ve sonucuna göre yabancı ilamın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.