Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/3209 E. 2018/18294 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3209
KARAR NO : 2018/18294
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre sanığa gerekçeli kararın ilk tebliğinin yapıldığı 10.06.2015 tarihinde asker olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında mağdur …’u kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen dava sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’u kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur …’in yaralanmasının yüzünde sabit iz oluşturduğunu belirtilen …. Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13.04.2015 tarihli raporunun olay tarihinde itibaren 6 ay sonra tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin yeniden adlı rapor aldırılmasına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın kovuşturmada alınan savunmasında; mağdurların yeğeni ile arkadaşlık ettiğini ve onunla gezerken görülmesi nedeniyle mağdurların babası olan tanık … yi darp ettiklerini görünce babasını korumak amacıyla mağdur Muhammet’i bıçakla yaraladığını beyan ettiği ve tanık… nin anlatımlarının da sanığın savunmalarını doğruladığı anlaşıldığından, TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c,son maddeleri uyarınca verilen cezasında haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
-1-

b) Sanık hakkında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasını çıkartılması, ardından TCK’nin 87/1-son fıkrası uygulanarak 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

-2-