YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3132
KARAR NO : 2013/5175
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 tarih ve 2012/298-2012/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itaraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili, taraflar arasında kullandırılan kredinin miktarının belli olmadığını, ihtiyati haciz talebine konu oluşturan alacağın ipotek ile teminat altına alındığını ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla atılan imzadan dolayı ne miktarda sorumluluk gerçekleşeceği hususunda ipotek limitinin indirilmesi gerektiğini, iddia olunan 415.179,87 TL alacak için toplam 1.483.804,66 TL üzerinde üç ayrı takibe geçildiğini, bunun hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili, itiraz dilekçesindeki hususların doğru olmadığını savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinin İİK.nun 265 nci maddesinde açıkça düzenlendiği, buna göre borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği gerekçesiyle itiraz eden borçlu …’un İİK.nun 265.maddesi kapsamında bulunmayan ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihtiyati haciz talebine dayanak kredinin sözleşmesinin mülga 818 sayılı Yasa’nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlenmesine ve keza kredinin de o zaman verilmesine, 6098 sayılı BK yürürlüğüne ilişkin 6101 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmamasına, 6101 sayılı Yürürlük Yasası’nın 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmamasına, salt genel işlem şartlarına aykırılık, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulanma koşullarının da yer almamamasına ve 6098 sayılı Yasa’nın 584. maddesinin uygulama olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müterriz alacaklı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.