Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2007/9641 E. 2007/21250 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9641
KARAR NO : 2007/21250
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren, personel harcamalarının 2004 yılından bu yana belediye gelirlerinin %90’nına tekabül ettiğini, 5393 sayılı yasanın 49. maddesi uyarınca %30 ‘u aşmaması gerektiğini, 24.04.2006 tarihinde resmi gazete yayınlanan Belediye ve Bağlı kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına ilişkin Esaslar’da Belediye için 160 işçi tahsis edildiğini, şu an bu sayının 4 katı tutarında işçi çalıştırıldığını, norm kadro fazlası işçi bulunduğunu, kamu borçları nedeniyle belediyenin giderlerinin nasıl azaltılacağı konusunda akademik araştırma yapıldığını,… Üniversitesi öğretim görevlilerinden alınan rapor çerçevesinde personel giderinin ve bina kullanım Parkların bakım ve temizlik hizmetlerinin hizmet alımı yoluyla yapılması ve kullanım masraflarının azaltılarak belediye gelirlerinin arttırılması gerektiği yönünde sonuca varıldığını, ayrıca idari birimlerin sayısının azaltılması gerektiği bu işlem sonucu ortaya çıkacak fazla personelin zaman içerisinde eritilmesinin zorunlu olduğu, işçi fazlasının da aynı şekilde azaltılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, toplu iş sözleşmesinin 32.maddesine göre tenkisat uygulaması yoluyla işçi azaltılması yoluna gidildiğini, davacının iş sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, 2004 yılından beri her yıl personel giderlerinin Belediye gelirlerinin %30’unu aştığı, Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca bu miktarı aşmaması gerektiği, işyerinde ihtiyacın çok üstünde çalışan olduğu, işverenin idari rapor ile yeniden yapılanmaya gittiği, emekliliği gelenleri çıkardığı, belediye gelirlerinin rasyonel kullanımı için bazı hizmetleri ihale taşeronlara verdiği, feshin işyerinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesi, davalı işverenin kamu borçları, bazı işlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılması ve ortaya çıkan personel fazlalığı yanında hizmetine ihtiyaç duyulmaması, personel giderlerinin gelirlerin %30’unu aşması ve 22.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Norma Kadro İlke ve Standartlarına ilişkin Esaslarda 160 işçi tahsis edilmesi ve işyerinde çalışan işçi sayısının bu sayının üzerinde olması nedeniyle feshedilmiştir. Davalı işveren, iş sözleşmesinin feshinde toplu iş sözleşmesinin 32. maddesinde belirtilen tenkisat kuralına uyulduğunu da ayrıca belirtmiştir. Fesih nedenine ilişkin bir takım belgeler dosyaya sunulmuş ise de, davacının iddiası ve davalı işverenin savunması işyerinde uzman bilirkişi aracığı ile keşif yapılmasını gerektirmektedir. Mahkemece dosya üzerinde emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporları ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Her şeyden önce, 24.04.2006 tarihinde resmi gazete yayınlanan Belediye ve Bağlı kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına ilişkin Esasları belirleyen Bakanlar Kurulu kararı Danıştay 5. Dairesinin 08.11.2006 gün ve 2006/3751 Esas sayılı ilamı ile yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Diğer taraftan 5393 sayılı yasanın 49. maddesinde personel giderlerinin gelirlerin %30’unu aşmayacağı belirlenirken, aşması durumunda bu orana ulaşılıncaya kadar yeni personel alınmayacağı belirtilmiş, bu nedenle personel çıkarılacağı kuralına yer verilmemiştir. Dosya içeriğinden, davalı işverenin anılan kural yürürlüğe girdikten sonra işçi aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı işveren, davacının hizmetinden neden istifade edilemediğini, işçi çıkarmada Toplu İş Sözleşmesin’deki tenkisat kuralına uyduğunu da kanıtlamış değildir.
Davalı işverenin aynı fesih nedenine dayanarak iş sözleşmesini feshettiği işçilerin açtığı emsal davalarda, işyerinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi heyet raporunda, personel giderlerinin fazla olduğunun tespiti yanında, davalı işverenin norm kadro çalışması yapmadığı, işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde Toplu İş Sözleşmesinde düzenlenen tenkisat kuralına uymadığı, kısaca objektif kriterler getirmediği, ayrıca fesih nedeni ile çelişen
uygulamalara girerek yeni işçi aldığı anlaşılmıştır. Nitekim Dairemizin 2007/33 Esasında temyiz incelemesi yapılan emsal işçinin dava dosyasında bu nedenlerle feshin geçersizliğine yönelik yerel mahkeme kararı onanmıştır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı sabittir. Davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 65.00-YTL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 02.07.2007