YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9006
KARAR NO : 2013/16760
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2005/649-2012/201
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan …… Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı adına, davalı işyerinden verilen birden fazla işe giriş bildirgesinin, Kuruma kesintili bildirilen hizmetlerinin ve ihtilaf konusu dönemi kapsar şekilde dava dışı işyerlerinden bildirilen çakışan hizmet süresinin bulunduğu anlaşılmakta olup, 01.01.1982 – 15.07.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkin davada, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava dışı işyerlerinde geçen dönem yönünden, ilgili işverenlere husumet yöneltilmemesi nedeniyle, 01.06.1999 tarihli işe giriş bildirgesinden öncesine ait dönem yönünden ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin verilmiş olması ve bir kısım çalışma sürelerinin dava dışı işyerlerinde geçtiği anlaşıldığından, çalışmanın kesintili olduğu belirtilerek, hak düşürücü süre nedeniye davanın reddine; 01.06.1999 – 15.07.2004 tarihleri arasına ilişkin dönem yönünden ise, tanık beyanlarına itibar edilerek, davacının Kuruma bildirilen süreler dışında 135 gün daha davalı işyerinde geçen hizmet süresinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde mahkemece kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanması gerekmektedir.
Davada somutlaşan olayda; davacının, çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Dosyadan, dava dışı işyerleri ile davalı şirket arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, davacının çalıştığı işyerinde talebe konu dönem boyunca çalışan yeterli sayıda bordrolu tanık dinlenmediği, davalıya ait işyerinde mevsimlik mi, yoksa, sürekli mi çalışma yapıldığının net olarak belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Şu halde, Mahkemece; öncelikle, işe giriş bildirgelerine ve davacının hizmet cetveline göre, aralarında davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan …… Ergül ile muhasip olarak görev yapan …… Ergül’ün de isimlerinin bulunduğu dava dışı işyerlerinden ihtilaf konusu dönemi kapsar şekilde çakışan sigortalılık süresinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, şirketlerin ortak ve yetkililerinin kimler olduğu ilgili ticaret sicil memurluğundan sorularak, bu işyerleri ile davalı şirket arasında organik bir bağın bulunup bulunmadığı araştırılmalı; davacının çalışmasının niteliğinin belirlenmesi için, ilgili vergi dairesinden bildirilen muhtasar beyannameler sorularak, davalı şirketin sürekli mi, yoksa, mevsimlik mi çalıştığı araştırılmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanıkların beyanları arasındaki işyerinde mevsimlik çalışma olup olmadığına ilişkin belirgin çelişki giderilmeli, bu nedenle, davacının çalışmalarını bilebilecek durumda olan, çalışmaları kayıtlara geçmiş ve işverene karşı açtığı davası bulunmayan bordrolu çalışanlardan kanaat edinmeye elverişli sayıda olanlar re’sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, bu yönde yapılan araştırma yeterli olmaz ise, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işyerinde hem sürekli, hem de mevsimlik işlerin yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde, davacının hangi bölümde çalıştığı, ne tür işler yaptığı net olarak belirlenmeli; bu işlerin kimler tarafından, ne şekilde yapıldığı üzerinde durulmalı, ilgili ticaret odasından kapasite raporu sorulmalı; işyerinin kanun kapsamına alındığı tarih araştırılmalı; imza incelemesi sonucu bir kısım işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacının el ürünü olduğu tespit edilmiş ise de, davalı işyerinin özel işyeri olduğu da gözetildiğinde, hizmet tespiti davasının her türlü delille ispatlanmasının mümkün olduğu, davacının da işe giriş bildirgelerinin işveren tarafından imzalattırıldığı yönündeki iddiası üzerinde durulmalı; varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanık anlatımları ile iş bu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak, varsa çelişkiler giderilmeli; 01.01.1965 doğumlu olan davacının, ……… hizmetini yapıp yapmadığı araştırılmalı, yapmış ise buna ilişkin kayıt ve belgeler ilgili ……… şubesi başkanlığından getirtilmelidir.
Yapılan tüm bu değerlendirmeler sonunda; toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre, çalışma iddiası ispatlandığı takdirde; işin mevsimlik olduğu ve/veya davacının mevsimlik işlerde çalıştığı anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı, 506 sayılı Kanunun
60/G ile geçici 54. maddeleri gözetilerek, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan davacının, 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1983 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak esas alınması, bu tarihten önceki sürelerin ise prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği üzerinde durulmalı, varsa çakışan ……… süresi dışlanmalı, böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı …… Başkanlığı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.