YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13244
KARAR NO : 2013/11442
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.04.2012 tarih ve 2010/686-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın … Şubesine tahsil için bıraktığı 15.04.2001 vade tarihli 3.500 USD meblağlı bonoyu davalı bankanın kaybettiğini, … 6. ATM’nin 2001/1152 esas sayılı dosyasında, açılan dava neticesinde bononun zayi nedeniyle iptaline dair karar alındığınğını ancak keşideci hakkında davalı bankaca takip yapılmadığını, müvekkilinin keşideci hakkında … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1220 esas sayılı dosyası ile takibe girişerek anılı dosyadan aciz vesikası temin ettiğini, davalı bankanın senedi kaybetmesi, kendi adına aldığı iptal kararını keşideciye karşı icraya koymaması ve geçen süre zarfında keşidecinin iş yerine terk etmesi nedeniyle zararının oluştuğunu ve davalı bankanın özensiz davranışlarıyla zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek 3.500 USD ‘si asıl alacak olmak üzere 4.060 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek aylık % 9 yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın … Şubesi’ne tahsil maksadıyla verilen senedin … Şubesine gönderildiği esnada postada kaybolduğunu ve … 6 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/1152-1323 esas-karar sayılı zayi nedeniyle iptal kararının alınarak davacıya teslim edildiğini, müvekkili bankanın kusurlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca bankanın bononun kaybedilmesi ile ilgili sorumlu olabilmesi için davacının alacağını alamadığını, dava dışı borçluların mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu, gerekse diğer borçlulardan tahsil edemediğini, bononun vade tarihi ile takibin kesinleştiği tarih arasında, bono borçlusunun mal varlığının elinden çıkardığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin tespit edilmesi gerektiği, tüm dosya kapsamında dava dışı şirket adına her hangi bir taşınır, taşınmaz mal varlığına rastlanılmadığı, bononun vade tarihi ile takip tarihi arasında dava dışı bono borçlusunun mal varlığının bulunduğu ve bu esnada elinden çıkardığına dair hiç bir kanıt elde edilemediği gerekçesiyle davanın reddine kara verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.