Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/3229 E. 2018/7025 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3229
KARAR NO : 2018/7025
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, …dairesinin davalı … …a ait olduğunu, taşınmazın yönetim planının 2. maddesinde dairelerin mesken olarak kullanılması gerekir kuralını hiçe sayarak daireyi… İnşaat Ticaret Ltd. Şti’ye kiraya verdiğini, dairenin mesken olarak değil iş yeri olarak kullanılmasından diğer kat maliklerinin rahatsız olduğunu, davalının taşınmazdan tahliyesi ve dava konusu dairenin eski haline getirilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davacının davasının kabulüne, davalıların …” adresinden tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümün işyeri olarak kullanımının önlenmesi istemine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde ise, “Kat maliklerinden birinin veya başka bir nedene dayanarak bağımsız bölümden devamlı bir biçimde yararlanan kimsenin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri anataşınmazın bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir” hükümleri düzenlenmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile tapu kayıtlarının incelenmesinde davacının kat maliki olduğu vekilince ve dinlenilen tanıklarca beyan edilmiş ise de dosya arasına alınan tapu bilgilerinden davacının kat maliki olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacının bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı hususu aydınlatılmalı, kat maliki olduğuna ilişkin tapu belgesi istenilmeli değil ise dava tarihinde yönetici olduğuna ve bu davayı açmak için kat malikleri kurulundan yetki aldığına ilişkin belge olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca mahkemece “Davalıların … adresinden tahliyesine,” karar verilmiştir. Dosya kapsamından kat maliki olduğu anlaşılan davalının bağımsız bölümden tahliyesine karar verilemez. Ancak bağımsız bölümü niteliğine aykırı kullanımına son verilmesine karar verilebilir. Yine kiracının tahliyesine karar verilecek ise, Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince öncelikle davalılara dava konusu bağımsız bölümü meskene dönüştürmeleri için uygun bir süre verilmesi ve bu süre içerisinde meskene dönüştürmedikleri takdirde kiracının tahliyesine karar verilmesi gerekirken doğrudan tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yine mahkemenin kabulüne göre, HMK’nun 297. maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında mahkemece sadece “Davalıların …” adresinden tahliyesine” karar verilmesi, dava konusu bağımsız bölümün numarasının yazılmadan sadece apartmana ait kapı numarasının yazılmış olması hükmün yeterince açık olmayıp, bu haliyle infaza elverişli olmadığından kararın bu yönüyle de bozulmasını gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi.