YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12727
KARAR NO : 2013/31172
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davada, davalı şirket ile imzaladıkları sözleşme kapsamında davalı şirketin işçisi … tarafından bakiye işçi alacakları yönünden açılan davada davanın kabulüne karar verilmesi üzerine icra dosyasına yatırdıkları 1.111,50 TL yı, şirketin teminatının tükenmiş olması nedeniyle mahsup edemediklerini ileri sürerek, 1.111,50 TL nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; birleşen davada ise davalı şirketle imzaladıkları sözleşme kapsamında davalı şirketin işçileri …………… ait 2006 yılı Kasım, Aralık ayı ücretleri ile Ramazan ve Cumhuriyet Bayramına ait fazla mesai ücretinin tahsili için … mahkemesinde açılan davalar sonucunda icra dosyalarına toplam 8.818,39 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde 1.111,50 TL’lik alacakla ilgili talepte bulunmuş olup, 25.12.2012 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 961,06 TL lık asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2012 tarihinden itibaren 1.690,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan 2013/12727-31172
yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.690,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan asıl davadaki karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; her ne kadar mahkemece, davacı idarenin davalı işçi için … olduğu ve davalının yanında çalıştığı döneme tekabül eden işçilik alacaklarından davalının sorumlu olması gerektiği kabul edilerek toplam 6.902,64 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, alacak miktarının belirlenmesinde dava ve icra giderlerinin dava ve icra takibine sebebiyet veren davacı asıl işveren ile davalı alt işveren arasında ½ oranında paylaştırılması gerektiği yönünde tanzim edilen bilirkişi raporunu esas almıştır. İhale dökümanını oluşturan belgeler arasında sayılan teknik şartnamenin 3/6. maddesine göre “Yüklenici yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak, ödemek ve can güvenliklerini sağlamak zorundadır. Bu konuda idarenin hiçbir sorumluluğu yoktur” hükmü gereğince davacı idarenin yaptığı icra, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin tamamından davalı sorumludur. Öyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan şartname hükmü dikkate alınarak birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle asıl dava yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenle birleşen dava yönünden temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.