YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17595
KARAR NO : 2013/23698
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 10.10.1982 ile 30.11.1982 tarihleri arasında davalı …’ın yanında işçi olarak çalıştığını buna rağmen davalı …’ nın bu süreyi iptal ettiğini belirterek sigortalılığının başlangıç tarihinin tespiti ve 50 günlük ödenmiş olan primlerinin gün olarak kendisine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sigortalılığın tesbiti davasının kabulü ile, davacının SSK’lı olarak 59299 işyeri sicil nolu işyerinde 10.10.1982- 30.11.1982 döneminde çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 10/10/1982 tarihinde davalıya ait 59299 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, 10/10/1982-30/11/1982 tarihleri arasında 50 gün davalıya ait 59299 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, davacının bu çalışmalarının Kurum tarafından iptal edildiği, dönem ve ücret bordrolarının olmadığı, tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı H.M.K.’nın 26/1 maddesinde hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği yazılıdır. Davacı sigortalılığının başlangıç tarihinin tespitine ve 50 günlük ödenmiş olan primlerinin gün olarak kendisine iadesine karar verilmesini istemiş ise de mahkemece talep aşılarak davacının 10.10.1982- 30.11.1982 döneminde davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Oysa davacının hizmet tespitine yönelik bir talebi bulunmamaktadır.
Gerçekten davacının talebi sigortalılık başlangıcının tespitine yönelik olup yapılacak iş; dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihi araştırmak, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen
kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davacının dava konusu edilen tarihte davalı işyerinde çalıştığının anlaşılması halinde davacının sigortalılık başlangıcının tespitine karar vermekten ibarettir.
Ayrıca, davacı 50 günlük ödenmiş olan primlerinin gün olarak kendisine iadesine karar verilmesini de talep olmuş mahkemece bu konuda herhangi bir karar verilmemiştir. Davacının bu talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davacının prim iadesi talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadan, sigortalılık başlıngıcı talebi ile ilgili yeterli araştırma yapılmadan ve davacının hizmet tespitine yönelik bir talebi bulunmadığı halda talep aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.