YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3820
KARAR NO : 2018/4300
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın Bank Asya’ya devlet tarafından el konulmasından sonra Ekim 2015’te para yatırmış olmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Sanığın telefon hattında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “Bylock” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delil ayrıntılı şekilde araştırılmamış ise de diğer deliller suçun sübutu için yeterli bulunmuş; hükmün gerekçe kısmında “sanığın örgüte ait iş yerlerinde uzun süre çalıştığı” ve “tanıkların beyanlarında sanığın mahrem imamlardan olduğunu iddia ettikleri” şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen hususlara yer verilmesinin ve ayrıca “temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesine rağmen alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığının” zuhulen yazıldığı görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.