Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/2755 E. 2016/18589 K. 01.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2755
KARAR NO : 2016/18589
KARAR TARİHİ : 01.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM :Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
a) Dava dosyasının adli tıp incelemesine gönderilmesinden sonra kaybolduğunun anlaşıldığı, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 27/03/2014 tarih ve 2014/810 sayılı raporunda; … Devlet Hastanesi’nin 02/01/2010 tarih ve 27 sayılı raporu, aynı hastanenin 02/01/2010 tarih ve 35 sayılı raporu, aynı hastanenin 03/01/2010 tarih ve 40 sayılı raporu ve yine aynı hastanenin 26/01/2010 tarih ve 64 sayılı raporlarının tetkikinde, “darp nedeni ile şahsın yapılan muayenesinde; baş üst kısmında 7 cm uzunluğunda kesi, alın bölgesinde 5 cm uzunluğunda kesi olduğunun kayıtlı olduğu”, dosyaya bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece getirtilen… Devlet Hastanesi’nin 04/12/2010 tarih ve 7688 sayılı genel adli muayane raporunda; “sağ kaş üzerinde göz kapağında doku kaybı olan 3×3 cm’lik yaralanmasından” bahsedildiği, mağdurun duruşmada ehliyetini Ürgüp’ten aldığını ve 2005 yılı öncesine ait fotoğrafının bulunduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, öncelikle mağdurun … Devlet Hastanesi’nden alınan tüm raporları ile kollukta alınan ifadelerinin bulunduğu tüm hazırlık dosyası belgelerin dosyasına getirtilerek dosyanın yeniden ihya edilmesi, ayrıca mağdurun bahsi geçen 2005 yılı öncesine fotoğrafının ilgili yerden getirtilmesinden sonra, dosyaya sunulan fotoğraflar ve olay tarihinden sonra mağdurun yaralanmasına ilişkin 04/12/2010 tarihli raporda nazara alınarak dosyanın kül halinde incelenmek üzere mağdurla birlikte ilgili adli tıp ihtisas dairesine gönderilerek, mağdurdaki yüzde sabit iz niteliğindeki yaralanmanın yargılama konusu suç nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilerek, mağdurun yaralamasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği ve yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı yönünde duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporunun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrikin en üst seviyede (¾) oranında uygulanmasına rağmen, sanığa fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.