YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21963
KARAR NO : 2014/3492
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kenevir ekme
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
18.06.2008 tarihinde tebliğ edilen hükmün, süresinden sonra 27.01.2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla 30.04.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasa’nın 40. maddesinin 2. fıkrası ile CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrası, 231. maddesinin 2. fıkrası ve 232. maddesinin 6. fıkrası hükümlerine göre; gerek yüze karşı gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda başvurulacak kanun yolunun, kanun yoluna başvuru süresinin, başvurunun yapılacağı merciin ve başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur.
Yasa yoluna ilişkin bildirimin eksik yapılması ile hiç yapılmaması aynı sonucu doğurur. Geçersiz olan tefhim veya tebligat, temyiz süresinin başlangıcına esas alınamaz.İncelemeye konu olan hükümde, yasa yoluna ilişkin olarak “7 gün içinde Yargıtay’a temyizi mümkün olmak üzere karar verildiği” belirtilmiş; yasa yoluna başvuru şekli gösterilmemiştir. Bu nedenle, geçerli bir tebligattan söz edilemez ve yapılan tebligat yasa yolu süresinin başlangıcına esas olamaz. Öte yandan, sanık gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini belirtmiş olup, tebligat zarfı içinde gerekçeli kararın bulunup bulunmadığı anlaşılmamaktadır.
Açıkladığım nedenlerle; sanığın temyizinin süresinde olduğu ve hükmün esasının incelenmesi gerektiği kanısını taşıdığımdan, temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 30.04.2014