YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10059
KARAR NO : 2016/13206
KARAR TARİHİ : 13.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik babası olan sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Gerekçeli kararın sanığa 28.04.2011 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, sanığın kısıtlı olmadığı, temyiz hakkını bizzat kullanmadığı, sanığın babası olan sanık …’ın ise CMK’nın 260. maddesine göre hükmü temyiz etme hakkına sahip bulunmadığı anlaşıldığından sanık …’ın, sanık … hakkında oluşturulmuş mahkumiyet hükmünü temyize yönelik isteğinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddeleri gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi neticesinde;
Sanık … ve diğer sanıkların mağdur …’ın cebinden parasını aldıkları ve arabadan indikleri, sanıklar indikten sonra mağdurun kontrol etmesi üzerine parasının çalındığını anladığı, eylem tamamlandığı halde, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulandığı ve sanıkların gittikleri yönde ilerlemesi sonucu görerek yanlarına gittiğinde, sanık …’in çıkararak paranın bir kısmını verdiği, soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağladığı ve mağdurun kısmi iadeye rızasının olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre; 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanması gerekebilir ise de; atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararı ışığında, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz talebi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar … hakkında hırsızlık ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve sanık … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanık …’nın 27.03.2014 tarihinde, sanık …’ın ise 13.05.2013 tarhinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanıkların öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.