YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/34696
KARAR NO : 2014/3245
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
Mahkeme . Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma
b) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvuru yapılacak merci ve süresinin açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, incelemeye konu sanığın yokluğunda verilmiş olan hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı ile başvuru yapılacak merciinin belirtilmemesi nedeniyle hükmün sanığa yöntemine uygun şekilde bildirilmediği anlaşıldığından, sanığın 13.04.2009 tarihli temyiz dilekçesinin ilk hükme yönelik ve süresinde olduğu; bu nedenle 10.02.2009 tarihli kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu kabul edilerek; 22.11.2005 tarih, 2005/217 esas ve 2005/377 karar sayılı hükme yönelik yapılan ıncelemede;
Suçun işlendiği 27.03.2003 tarihinden temyiz isteğinin incelendiği tarihe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvuru yapılacak merci ve süresinin açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, incelemeye konu sanığın yüzüne karşı verilmiş olan hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı ile başvuru yapılacak merciinin belirtilmemesi nedeniyle hükmün sanığa yöntemine uygun şekilde bildirilmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin 12.02.2009 tarihli temyiz dilekçesinin ilk hükme yönelik ve süresinde olduğu; bu nedenle 10.02.2009 tarihli kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu kabul edilerek; 22.11.2005 tarih, 2005/217 esas ve 2005/377 karar sayılı hükme yönelik yapılan ıncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’la değişik CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrası ile sözü edilen maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen cümle dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerınde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA;
29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.