Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/33936 E. 2016/18173 K. 28.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33936
KARAR NO : 2016/18173
KARAR TARİHİ : 28.11.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık …’in temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşıldığından,
A- Sanık …’in tehdit suçuna ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Sanığın, telefonda katılan …’e söylediği kabul edilen “Ulan zaten seni isteyen kim” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı bu nedenle yalnızca katılan …’e yönelik hakaret fiili nedeni ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylemini birden fazla katılana karşı gerçekleştirmiş olması nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen aykırı olarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 43. fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve uygulamaya göre sonuç cezanın”2.000 TL adli para cezası” biçiminde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.