YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11337
KARAR NO : 2016/20500
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı asıl borçlunun kullandığı tüketici kredisinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu ile birlikte kefil olan davalı aleyhine de takibe geçildiğini ileri sürerek kefil olan davalı yanca yapılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile haksız takip nedeni ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı yasanın 10/3f maddesi uyarınca asıl borçluya karşı tüm yollar tüketilmeden davalı kefil hakkında icra takibi başlatılmasının haksız olduğu kanaati ile davanın reddine, ayrıca asıl borçludan tahsil imkanı varken davalı kefil hakkında icra takibi başlatılmasının kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak asıl alacağın %20 si tutarında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K’nun 67/2. maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğunun kabulü doğru değildir. Mahkemece davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 438/7. Maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm başlıklı bölümünün ikinci Bendinin hükümden çıkarılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.