Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/24211 E. 2016/20402 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24211
KARAR NO : 2016/20402
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

… vekili avukat … ile … Bankası AŞ vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Tüketici Mahkemesinden verilen 07/06/2016 gün ve 2015/989-2016/572 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu kredi nedeniyle, haksız kesintiler yapıldığını, bunun tahsili amacıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiğini, talebinin reddedildiğini ileri sürerek, Karaisalı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 16.06.2015 tarih ve 2015/320 sayılı kararının iptali ile kesinti miktarı olan 2.075,61 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan itirazın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı kararının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080.00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, Karaisalı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 16.06.2015 tarih ve 2015/320 sayılı kararına dayanak talebi 2.075,61 TL olup, mahkemece de bu kararın iptaline karar verildiğine göre, artık dava değerinin ve hüküm altılan alınan miktarın 2.075,61 TL olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, davacı tarafın temyizi 2.075,61 TL’ye yönelik olup temyiz edilen bu miktar karar tarihi itibariyle 2190 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.